cnnturk.jpg
haberturk.jpg
astsubaylar-yuruyor.jpg
videotalu.jpg

Kimler Sitede?

AS(T)SUBAY EYLEMLERİ! PDF Yazdır E-posta
Son Güncelleme ( Pazar, 16 Ocak 2011 )
 

Sözle anlaşılamamanın sonucunda insanın maddi ve manevi tüm varlığını ortaya koyarak meydana getirmiş olduğu, birlik ve beraberlik temelli, hedefi belli olan bir hareket, bir toplu davranış,  eylem…

İnsanlık tarihi eylemlerle dolu…

assubay-eylemleri.jpg Sürekli olarak başkasına hükmetmek, onun üzerinden rahat yaşamak, ona göz açtırmamak, insanın baş etmekte zorlandığı belki de en berbat nefsi duygusu…

İnsan, insana hükmetmek, onun efendisi olmak ve öyle de kalmak için insana dair her olguyu kullanmış… Din yoluyla insanlara nüfuz edenler bir zamanlar kullandıkları ile pazarlıklardan hiç ama hiç hoşlanmamışlar… Madende, sanayide, tarımda çalışan işçi ağır iş koşullarına katlanmak zorundaydı, onlara göre… Fakat daha düne kadar köle gibi kullanılan insanlar efendileri ile pazarlık etmeyi öğrenmeye başlamaları ile birlikte dünyada eşitlik, adalet kavramları da hayat bulmaya başlıyor…

Yoksulluğu, haksızlığı  kaderi olarak görmüş ve o şekilde yaşamaya alış(tırıl)mış olan Türk halkı, işçi hareketleri, köylü, kentli, din adamı çatışması, kadın eylemleri gibi toplumsal hareketler olmadan pek çok haklara sahip olmuş,  Atatürk sayesinde… Ve Atatürk gibi zannetmiş O’ndan sonra gelen idarecileri…

Devlet, millet imkânlarını elinde bulunduranların daha fazla imkân, daha fazla güç elde etmek için çabaladığı bir dönemde ortaya çıkmış ezilen asker şahısların, asker eşlerinin, asker çocuklarının eylemleri…  Ve 1970 ve 1975 yılları içinde düzenlenmiş olan assubayın hak arama eylemler halk tarafından da desteklenmiş…

Eylemlere ilişkin yazı ve yorumlar:
1970 ve 1975 yılı assubay eylemlerine ilişkin olarak “Toplumsal Barış Dergisi”nde yer alan haberden kısa bölümler:

a) 1970 Baharında Askeri Personel Kanunu bazı maddelerinin Astsubaylar aleyhine uygulamaları hoşnutsuzluk yarattı. Birliklerde iş yavaşlatma eylemi sürdüren Astsubaylar, dışarıda da eşleri vasıtası ile gösteri ve yürüyüş düzenlediler.

Ankara, İstanbul, Diyarbakır, Konya, İzmir gibi Astsubayların yoğun olduğu kentlerde ki gösterilerde polis ve astsubay eşleri sürtüşme içine girdiler. Ankara da ise caddelerde Astsubay eşleri ve çocuklar ile toplum polisi çatıştı. Polislerin kadınlara saldırısını kenardan izleyen bazı Astsubaylar da olaylara karşı tepki gösterdi. Daha sonra bu Astsubaylar tutuklandı. Hv. K. K.lığının Jet Üslerinde uçak makinistlerinin pasif direnişinden dolayı uçaklar havalanamaz olur. Bunu üzerine, tek parti özlemcisi ve dönemin Hv. K. Komutanı Orgeneral Muhsin Batur birliklere bir emir yayınlayarak; Astsubayların karıların arkasına saklanan Maonun askerleri gibi davranmakla itham eder. Olaylarda öncü gözüken 73 Uçak Makinist Astsubayı rütbe tenzili ile Kara ve Deniz Kuvvetlerine gönderilir. Personel kanununda geri adım atılır ve özlük hakları kısmen iade edilir...

b) 31 Aralık 1974 tarih ve 15105 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Kararname ile 926 Sayılı TSK Personel kanunda değişiklik yaparak: Astsubayların rütbe tenziline giderek yan ödemelerini aşağı çeker ve Astsubayların menfaatlerini ihlal eder. Bu hak ihlali üzerine TSK’daki tüm Astsubaylar harekete geçerek, bu durumu protesto ederler. Birliklerde işleri yavaşlatırlar. Sivil giysili Astsubaylar ve Eşleri 18 Ocak 1975 günü Ankara Ulus ile İstanbul Taksimdeki Atatürk Heykelleri etrafında toplanarak yürürler. Polis ile kısmi sürtüşmeye girilir.

Diyarbakır’daki yürüyüşü bir Astsubayın lise öğretmeni olan eşi organize eder.

Bunun üzerine Astsubay; Korg. tarafından makamına çağrılarak eşine baskı yapmasını ister. Astsubay; "Komutanım, eşim benden tahsilli üniversite mezunu, sözüm geçmez" demesi üzerine, Komutan; "sen erkek değil misin?" diye sorar. O da, “Ben öylesi erkek değilim. Atatürkçü düşüncede kadın erkek eşittir.” Deyince, Komutan "Atın şu kılıbığı içeri !..". diyerek hapsettirir.

Ankara, İstanbul, İzmir, Gölcük, Gelibolu, Konya, Eskişehir, Balıkesir, Bandırma, Kayseri, Merzifon, Malatya, Diyarbakır, Erzurum, Erzincan, Mersin, Adana, İskenderun, gibi bir çok il ve ilçede hızlı örgütlenmeye giden Astsubaylar Hak Arama Komiteleri oluşturarak harekete geçerler. Astsubay Komitelerinde her eğilimden insan vardır: AP li, CHPli, MHP li, MSPli, sosyalistler ve devrimciler gibi... Bu komitelerde hakların daha iyi takip edilmesi ve olaylarda tutuklanan Astsubaylara maddi destek sağlanması için de bir takip komitesi oluşturulur. 11 Ocak 1975 gün ve 9602 Sayılı Hürriyet Gazetesi birinci sayfasından 6 sütun olarak 'Astsubaylar Yan Ödemeyi Az Buldu' ana başlığı ile vererek ve Astsubayların bu olay nedeni ile harekete geçip Astsubaylar Birliğini kurduklarını manşetten verir. Bu asbaragas haber derhal yalanlanır...

1975 yılı  başlarında yoğun olarak Astsubayların ve Askeri Garnizonların bulunduğu kentlerde, Astsubay Eşleri ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin yürüyüşleri ile geçer. Yürüyüşlere TEMAY ve EMAS adlı astsubay dernekleri bazı yerlerde öncülük eder. Mili Gazete; Astsubay hakları ile ilgili sayfalarında yer verir. Bu yürüyüş ve hak aramalara DİSK ve Dev-Genç gibi bazı Sivil Toplum Kuruluşları, Milletvekilleri, General ve Amiraller, Subaylarda destek verirler...

1975 Astsubay yürüyüşlerinden dolayı 5.000 civarında Astsubay hapis cezası ve rütbe tenzil cezası alırlar. Ceza infazları birliklerde işler aksamaması için vardiya usulü ile Astsubaylar Ceza evlerine konarak cezaları infaz edilir.

Bu yürüyüşler sonucunda özlük hakları ve yan ödemeler yeniden düzenlenir. Ama, 5802 Astsubay Kanununda iktisap edilmiş rütbeler 1323 sayılı yasa ile geri alındığından bir daha verilmez ve 926 Sayılı TSK Per. Kanununda da aynen uygulanır. Yasal haklar anti-demokratik olarak gerisin geri işletilerek Astsubaylarda alt rütbelerle tenziline gidilir...

İsmail ONARLI
Alıntı yapılan bu makale; Toplumsal Barış Dergisi, Yıl: 1, Sayı: 5, Eylül 2004, s.16-18’de yayınlanmıştır.
Abdullah İnaler tarafından kaleme alınan “14-15 Ocak 1975. Astsubayların 2 günlük mesai boykotu. Bandırma” başlıklı yazıda assubay eylemleri ele alınmış. Bandırma’daki eylemin yıldönümüne denk getirilmiş olan yazıdan bir bölüm şöyle:
Bugün 14 Ocak 2011, 36 yıl önce eşitsizliğe ve haksızlığa karşı Bandırmada 9. Ana Jet Üs K.lığındaki görevli 525 Hava ve Deniz astsubayının yaptığı 2 günlük mesaiye gitmeme eyleminin 36. yıldönümü.

 

1975 yılında da silahlı  kuvvet personelinin mali durumunu güçlendirmek için yan ödeme ve iş riski tazminatı yasa çıktı, 1970 personel kanununda olduğu gibi bu yasa düzenlemesinde astsubaylar aleyhine idi, komutanlıkça  astsubay hakları hiçe sayılmış, emek gücüyle, zor aşırı risk koşullarında, çalışan ordun bel kemiği assubaylar mağdur edilmiş, hakları çiğnenmiştir.

Cumhuriyet tarihinin astsubayların fiilen katıldığı haksızlığa ve eşitsizliğe karşı ilk direnişi böylece başlamış oldu. 1. ve 2. Hava Üs Taktik Komutanlığına bağlı üslerde çalışan hava astsubayları ve Bandırma 301. Dz. Hv. filosundaki Deniz astsubayları tarihin en büyük birlik ve beraberlik dayanışmasını sergileyerek 2 gün mesaiye gitmeyerek yapılan haksızlığı protesto ettiler.

Balıkesir, Eskişehir, Diyarbakır, Ankara, Merzifon, Malatya üslerinde çeşitli tarihlerde yapılan bu protesto eylemi 14-15 Ocak 1975 günlerinde de Bandırmada hava üssünde yapılmıştır.

O günün zor siyasi koşullarında çok güzel bir birlik ve dayanışma örneği gösteren, astsubay sınıfı ve hakları için mücadele eden astsubay arkadaşlarımızı saygıyla anar, bu anlamlı günü kutlar, onların birlik ve beraberlik dayanışma ruhu genç nesillere örnek olmasını dileriz.

14 Ocak 2011 / Abdullah İnaler

Eylemleri anlamlı  kılan, gelecek nesillere de bir mana ifade edecek olmasıdır. Günümüzde de assubaylara ilişkin olarak değişik yasal düzenlemeler yapılmaktadır. Mesela son düzenleme ile bir assubayın nöbetten düşürülmesinin önüne altı yıl eklenmiş olundu. Bu bir hak kaybı olmasına rağmen kimselerin sesi çıkmadı… Düzenlemelerde subayın gözetilmeye devam etmekte olduğu da görülmekte… Kadrosuzluktan emeklilik hakkının öne çekilmesi buna bir misal…

Devlet, millet imkânlarının adilane bir şekilde kullanılması dileğimle…

Orhan KAYA

YANKI'nın diğer yazıları




LUTFEN PAYLASIN
Digg!Google!Facebook!Del.icio.us!Live!Technorati!Yahoo!

16-01-2011 03:30 Orhan Kaya
16-01-2011 03:30. ..
Okunma Sayısı 613    
Okuyucu yorumları (1)
Ortalama Üye Değerlendirmesi
   (0 Oylama)

Yazan Mustafa Savaş EVRAN
16-01-2011 18:01,
 
GERÇEKLER ARAŞTIRILMALI
Sayın Kaya.İyi niyetinizden asla şüphem yok.Ancak makalenizde yaptığınız alıntıların olayları gerçek yönüyle yansıtmadığına inanıyorum.Bu olayları yaşamış ve ilk bölümünün içinde yer almış bir arkadaşınız olarak bildiklerimi paylaşmak istiyorum. 
 
1)926 sayılı TSK'leri personel kanunu 1970 yılında yürürlüğe girmek üzeredir.Yürürlükteki yasaya göre As(t)subay rütbeleri(O zamanlar yazım kurallarına uygun olarak henüz Assubay'dır) ;Asb.Çvş.- Üçvş.Bşçvş,Kd.Bşçvş.-1-2-3-4 Temditli Kd.Bşçvş.tur.Rütbe işaretleri de sırasıyla;2 sırma,3 sırma,4 sırma,5 sırma ve bilekte 1-2-3-4 sırma şeklindedir. Maaş baremi de (Yürürlükteki yasada Barem olarak geçer.)sırasıyla 15-20-25-30-40-50-60-70-80- Asli maaştır.80 Yarbay karşılığıdır.926 sayılı yasada rütbe karşılığı maaşları tırpanlamak amacıyla Assubay rütbeleriyle oynanmıştır.Asb.Çvş.-Kd.Çvş.- Üçvş-Kd.Üçvş-Bçvş-Kad.Bçvş.- Kd.Bçvş.-Kad.Kd.Bçvş. Şekline dönüştürülerek,Bütün diğer memurlar ve Subaylar yeni gösterge tablosundaki derecelere mevcut konumları ve rütbeleriyle adapte edilirken Assubayların kazanılmış rütbe haklarının gasp edilerek uygulanması için RÜTBE TENZİLİNE Gidilmiştir.Ben o tarihte Üçvş.tum ve bu rütbenin işaretlerini taşıyordum,maaşını alıyordum.Yeni uygulamayla hem maaşım tırpanlanmış hem de rütbem gasp edilmişti. Üstelik Hak etmiş olduğum rütbenin işaretleri de değiştirilerek azaltılmıştı. Hazırlanan yeni taslakta, bu günkü J.Uzman Çvş'larımızın taşıdığı rütbe aynen Üçvşlar için tasarlanmıştı.Buna bağlı olarak görevdeki bütün Assubayların rütbe işaretleri azaltılıyordu. Ben de dahil bütün meslektaşlarım bu rütbe işaretlerinin azaltılmış olmasını çevremize izah edemeyeceğimizi,Anayasanın verilen hak geri alınamaz maddesinin ihlal edildiğini ve haksızlığın giderilmesini isteyen dilekçelerimizi verdik. Bu dilekçelere Komutanlıktan toptan red yanıtı geldi.Bunun üzerine Ankara'da TEMAY öncülüğünde eylem kararı alındı.O günkü iletişim şartlarının zorluğunda ve umulmadık katılımla bir Cumartesi günü Ankara'da Türkiye tarihinde ilk olan Eylem gerçekleşti. Buna sebep olanlar utanması gerekirken kıyıma başladılar. Basındaki fotoğraf karelerine şassızlık olarak girenler ve kimlikleri tesbit edilenler ilk aşamada sorgusuz sualsiz derhal TSK'leri ile ilişikleri kesildi.Benim bulunduğum Birlik'ten de Atilla isminde 68 veya 69'lu bir kardeşim kurban gitti.İşte Muhsin BATUR'un meşhur emri bu olay üzerine yayınlandı.O Emirde Assubaylar Karılarının eteklerinin altına saklanmakla suçlanıyorlar ve hak arayanların MAO'nun ordusuna gitmeleri gerektiği vurgulanıyordu. Bu emri bizim o zamanki Üs Komutanumız Tuğgeneral Sn.N.G Emirde tüm Assubaylara imza karşılığı tebliği istenmesine rağmen okutmadı ve tebliğ ettrmedi.Tabii bunun bedelini de terfi etmeyerek ödedi.Bu emir yayınlanınca benim hatırladığım kadarıyla 63 veya 67 Assubay,Hak arayanları MAO'nun ordusuna göndermekle tehdit ettiği gerekçesiyle ve Muhsin BATUR Hv.K.Komutanı olarak kaldığı sürece Hv.K.lerine hizmet vermeyeceklerini bu nedenle sınıflarının değiştirilmesi için dilekçe verdiler.Önce bu dilekçe verenlerin de ilişikleri kesilmek istendi ve bu konuda karar alındı.Bunun üzerine Hv.Kuvvetleri Üslerinde pasif direniş başladı.Bir tek uçak kaldırılamaz hale geldi.Bunun etkisiyle başvuru sahiplerinin isteklerinin karşılanarak sınıflarının değiştirileceği,Rütbe tenzili ve bulunulan rütbelerin hak kaybı değişmeksizin rütbe işaretlerinde bugünkü şekliyle düzenlemeye gidildiği açıklanarak direniş olayları sona erdilirdi. Rütbe tenzili tüm görevdeki Assubaylar için yapılmıştır.Diğer sınıflara görevlendirilen meslektaşlarımızın dosyalarına SAKINCALI PERSONELDİR notu düşülerek sınıf değişiklikleri yapılmıştır.Rütbe tenzili iptali için AYİM'de dava açmak üzere vekalet verdiğimiz avukatlarımız AYİM'in nizamiyesinden içeri sokulmadılar. 
 
2)1975 yılındaki olaylar ise yan ödemelerde bir kez daha haksızlık yapılması üzerine (Kd.Bçvş'a Atğm'den daha az yan ödeme verilmek istenmesi) yeniden eylemlere baş vuruldu.Ben bu eylemlerin içinde o tarihlerde Gülhane As Hastanesinde görev yaptığım için haberim olmadığından yer alamadım.Ancak sonradan Eylemlere katılan ve cezalar alan arkadaşlarımdan dinlediğim kadarıyla vakıfım.İlk aşamada mesaiye gitmeyerek eylem yapan meslektaşlarım göz altına alınırlar ve savcılara ve hakimlere tutuklanmaları yönünde emir verilir. Savcılar hangi kanuna göre tutuklayacağız? 6 günü geçmeyen firarlarda disiplin cezası verilir deyince Komutanlık, Siz tutuklayın kanun arkadan gelir der.Sayı çok kabarır ve üslerden yine bu defa personel yetersizliğinden uçaklar kaldırılamaz. İlk anda Tv haberlerinde genelkurmayca 2 binin çok üzerinde Hv.Assubayının TSK.leri ile ilişiklerinin kesildiği açıklanır.Ancak yerlerine koyacak kimse olmadığı için sonradan Dönemin Hv.K.Komutanı sn.Orgeneral Emin ALPKAYA'nın girişimleri sonucu ilişik kesme kararından vaz geçilir.Sırayla verilen cezaların çekilmesi sağlanır.Bunları yaşayan arkadaşlarımızın bir çoğu hayattadır.İşte arştırmacı arkadaşlarımız bu arkadaşlarla irtibat kurarak gerçekleri araştırmalıdırlar.
 
 
Sadece kayitli kullanicilar bir Makaleyi yorumlayabilir. Lütfen ücretsiz üye olun veya giriş yapın.
Sonraki >