cnnturk.jpg
haberturk.jpg
astsubaylar-yuruyor.jpg
videotalu.jpg

Kimler Sitede?

Bu Topraklarda Yarın Yoktur...! PDF Yazdır E-posta
Son Güncelleme ( Çarşamba, 05 Ocak 2011 )
 

Bu topraklarda yarın yoktur.  Ara sıra dün tekrar eder, o kadar…

Özgür ÖZKOL, ILGANA

 

repeat.jpg Keder biriktirdik, acı biriktirdik, hüzün  biriktirdik. Bir ömrü, bir gençliği bedel olarak koyduğumuz masadan elimiz boş kalktık.

Öfke duyduk, yitip giden gençliğimizi hatırlayınca. Babamız son nefesini verirken baş ucunda olamamanın, çocuğumuzun ilk adımlarını görememenin, ilk karnesini, ilk diplomasını alırken orada olamamanın iç burukluğu vardır hâlâ yüreğimizin bir tarafında…

Bir çok şeyi anlayamadık! 250 bin şehit verip de, bir yıl sonra Çanakkale’den İngilizlerin elini kolunu sallayarak geçişini, İstanbul’u işgalini mesela…

Dağlarda ölümüne “terörist” kovalayıp canımız pahasına, uykuları yitirip, vatanperverlik yaptığımızı düşünüp, “her şey vatan için” sanırken, bir de baktık ki, Kandil Dağından gelenler davul-zurna-zılgıt karşılanıyordu Habur’da… Anlayamadık!

Biz “yok” gibiydik. Görünmez gibi... Oysa vardık! Vefakar eşlerimiz, her okulu birkaç şehirde bitiren cefakar çocuklarımız, sesimizi bir daha duyunca bayram eden analarımız, şehitlerimizi toprağa verirken “VATAN SAĞ OLSUN” diyebilen çelik iradeli babalarımızla biz vardık. Bizi hep yok saydılar. Anlayamadık!

1960 ihtilali bir yeni dönemin başlangıcıdır güzel Ülkemde! Siyaset acemilerinin, demokrasi yoksunlarının kaosa sürükleyip, Ordu’nun yönetime el koyması, Başbakan asması bizim için de geri gidişin, Subayın hızla yükselişinin, Assubayın adım adım geriye gidişinin başlangıcıdır. Vecihi HÜRKUŞ’ların pilotluktan teknisyenliğe geriletilişidir. İçinde yaşadık ama anlayamadık!

Anlar gibi olanlarımız 1970 ve 1975 yıllarında evlerine götürdükleri ekmeklerini riske ederek “Ne oluyor?” diye kıpırdansalar da, ağır bedeller ödeyerek belki de gidişi birazcık yavaşlattılar, o kadar! 1980 İhtilalinin kudretli şahsiyeti Kenan EVREN Cumhurbaşkanı iken Astsubayları mahkemeye vermesinin  altında ne yattığını da tam olarak anlayamadık!

Kıdemli Başçavuş ile Yarbay özlük haklarında eşit iken, üsteğmen seviyesine inişimizi, statü-maaş dengesinin sürekli aleyhimize bozulduğunu, bozulmaya devam edeceğini 1960’tan bu yana bozulmakta olduğunu anlayamadık.

Görevdeyken olanların farkına varanlar 1970 ve 1975’te “Ne oluyor?” dedikleri için sürüldüler, atıldılar, hapis yattılar, terfi edemediler, evlerine ekmek götüremediler, acılar çektiler, sustuk, pıstık, anlayamadık! Emekli olduk, emekliler olarak farkında olanlarımızı, bir adım önde olanımızı, düşünenimizi, iyi niyetle bu yola baş koyanımızı derneğimiz üyelikten atıyor, o zaman sistemin yaptığını şimdi gönüllü üye olduğumuz derneğimiz yapıyor, yeşeren dalları buduyor, susuyor herkes toprak gibi taş gibi, şube susuyor, şube başkanı susuyor, üye susuyor!

Anlayamadık!

Anlayamadık ki, ne zaman bir araya gelir, ne zaman Astsubay ortak paydasında buluşur, ne zaman tek yürek, tek yumruk olur, ne zaman ileriye, ileriye bakarsak o zaman çözüm olacağını hâlâ anlayamadık.

Bu böyle gittikçe,  

Bu topraklarda yarın yoktur.  Ara sıra dün tekrar eder, o kadar…




LUTFEN PAYLASIN
Digg!Google!Facebook!Del.icio.us!Live!Technorati!Yahoo!

05-01-2011 18:28 Hüseyin SAVCI
05-01-2011 18:28. ..
Okunma Sayısı 564    
Okuyucu yorumları (4)
Ortalama Üye Değerlendirmesi
   (0 Oylama)

Yazan bergamalı
13-01-2011 08:53,
 
...
Sayın Savcı 
TSK komuta kademesinin son elli yıldaki Assubaylara bakış açılarını yansıtan ve ülkemizin son durumuna çok net anlaşılabilen, ışık tutan özet yazınız için emeğinize sağlık. Bizleri yok sayarak yapılmak istenilenleri bir avuç anlayabilenlerimize ise bir insana yapılmaması gereken olmadık baskılar uygulandı dediğiniz gibi. Ancak bu bir avuç o zamanın yürekli anlayabilenleri sanki tohumdular, şimdi artarak kral çıplak gerçeği ile kendilerine yapılan adaletsizlikleri anladıkları için haykırıyorlar...  
Bu yürekli kişileri derneğimiz dahi susturmaya çalışırsa, bu hukuk katliamlarına şubelerimiz de bana dokunmayan bin yaşasın düşüncesi ile suskun kalırsa diğerlerinden ne beklenir ki?.. 
 
Adalet mutlaka bir gün herkese gerekebilir ve terazisi mutlaka bir gün doğru tartacaktır. Dünü silip yarını tesis edebilmemiz için ivedi olarak bu günden tezi yok yarınlarda birlik ve beraberlik içinde olmamızı anlayabilmek ümidi ve dileğimle saygılarımı sunuyorum.
 
 

Yazan Rafet Duran
06-01-2011 23:07,
 
...
Sayın Savcı; 
 
Temad üyeliğinden son olarak ihraç edilen Sn. Ersen Gürpınar ve siz dahil diğer tüm değerli meslektaşlarımıza sorumsuzca uygulanan işlem, bence sadece basit bir üyelikten ihraç işlemi değildir. Şahsi hırs ve istikbal arzuları neleri yaptırıyor, hep birlikte seyrediyoruz.  
 
Emekli assubaylar.Org Sitesinin Ana Sayfasındaki *Biz Assubaylar* başlığı altında yazılan ana ilkeleri bir kere daha okuyalım lütfen.  
 
Bilinmeyen şeylerden insanlar hep çekinmişlerdir. Fakat bilinen şeylerden çekinmeye ve korkmaya gerek yoktur. 
 
Bu ilkelere inanarak ve gereğini yapmak için mücadele vermek üzere yola çıkmış olanlar, bir şekilde Temad Gn.Bşk. Mustafa EROL ve ekibi tarafından üyelikten ihraç edilmişlerdir.  
 
Emekli assubaylar. Org. Sitesinin ana sayfasındaki ilkelerin ne anlama geldiğini daha iyi anlayabilmek için, bir de ANAYASAmızın BAŞLANGIÇ İLKLERİNİN son iki paragrafına baktığımızda; bu site yöneticileri tarafından sadece; ANAYASAMIZIN BAŞLANGIÇ İLKLERİNDE belirtilen haklar ile TEMEL HAKLAR başlığı altında toplanan ve anayasa ile teminat altına alınmış olan hakların talep edildiği anlaşılacaktır..Bu hakların içinde imtiyaz elde etme talebi yoktur.  
 
Sayın Ersen GÜRPINAR ve arkadaşlarının, sürekli olarak neden *adalet, eşitlik ve insan onuruna saygı istiyoruz. Söylemini, *bizlerin cebinde sefer görev emri var* sözlerini sanıyorum daha iyi anlayacağız. 
 
Talep edilenler bunlardır. Özgür birer sivil yurttaş olarak biz emekli assusbayların kronik korkularına gerek yoktur.. 
 
İhraç edilen bu meslektaşlarımız sadece düzgün bir yurttaşlık görevi ve Anayasal hakları talep etme çabasından başka bir şey istemediler.. Korkması gereken biz emekli assubaylar değiliz. Çalışırken görevlerimizi de layıkı ile yaparak emekli olduk. Tüm meslektaşlarım bu nedenle yasal zeminlerde hak aramaktan çekinmemeli, haklarımızı aramayanlardan hesap sormasını bilmelidirler. Koltuk kavgası ile zaman kaybedip keyfi işlemler yapanları da şiddetle kınamalıdırlar. 
 
Bu hakları talep edenlere *malum kişiler,* bu hakların savunulduğu siteye *malum site* diyenler, hangi sıfatla bunu söyleyebiliyorlar? Bu söylem 40 yıl öncesinin söylemidir. Birilerini suçlamak istiyorsanız, afaki, ne anlama geldiği belli olmayan böyle yuvarlak ifadeler ile imada bulunuluyordu. Bu çağdışı yöntemi bugün hangi hakla kullanıyorsunuz? Kendisinin anayasal hakların peşinde olmadığını biliyoruz. ? 

Bildiğim kadarı ile ihraç edilen bu arkadaşlarımız kendileri bir görev talebinde olmadılar. İhracı yapanlar belli ki bu meslektaşlarımızdan çekiniyorlar. Benim anlamakta zorlandığım, il ve ilçe yöneticileri olup bitenlere neden bu kadar kayıtsız kalmışlardır? TEMAD Gn.Mrk.'nin başarısızlığını izah etmeye artık gerek yok. İl ve ilçe yöneticileri başarısızlıkları ve olup bitenleri izlemekle mi görevlidirler? 
 
.Kendilerine tüzükle verilen görevlerini yapmayan Temad Bşk'ı ve ekibi hem mesleği, hem de meslektaşları adına ibret verici ve mahcup edici davranışlardan kaçınmamışlardır. 
 
TEMAD yönetimi gibi çağdışı kalmış bu yönetim anlayışlarından artık acilen kurtulup, yukarıdaki ilkelere sadık, liyakatli meslektaşlarımızın önderliğine ihtiyaç duyulmaktadır. Bu Temad Yönetimi bizler için lüzumsuz, gereksiz, zarar verici, temsilden uzak çıkarlarına yakın bir anlayış sergilemektedirler. Bu görevin bu anlayıştaki kişilere bırakılamayacak kadar önemli olduğunu her meslektaşımın artık bilmesi gerekir. Bunun için hiç zaman kaybetmeden çalışmalara başlanmalıdır. Saygılarımla.
 
 

Yazan MÜCADELE
06-01-2011 13:51,
 
NEDEN ANLAYAMADIK
Daha önceki yazılara yaptığım yorumda askerlerin anılarının yer aldığı bir siteyi belirtmiştim. http:// askerleranlatiyor.blogspot.com ) Bu sitede bir havacı abimiz 1970 de başından geçen bir olayı,2011 de anlatmış. Bu güne kadar da unutmamış. Bizlerin birşey anlamaması için abimizin anlattığı birçok olayı bizlere yaşatmadılar mı? Böylece üzerimize ölü toprağı serpildi. Kendimize güvenimizi kaybettik. Hep bir yerlerden medet umduk. Özgücüne güvenmeyenlerin geleceği bir yer yoktur.  
Aşağıdaki linkteki anı bahsettiğim olaydır. 
 
DURAKTA BEKLERKEN KOMUTANI GÖRMEMİŞTİM. 
 
http:// askerleranlatiyor.blogspot.com /2011/01/durakta-beklerken- komutan-gormemisim.html#more
 
 

Yazan Ersen Gürpınar
05-01-2011 23:31,
 
Bu vebale ortak olmayın
Bilinçsizlik,hatır gönül bir koli erzak için verilen oylarla bu ülkenin kaderinin etkilendiğini görmemize rağmen; kadersizliğimize çare olacakları seçerken aynı hatayı yaptık. Boş vaatlere, bu kişilerin başarı siciline bakmadan hatır için oy verdik, Assubay paydasında birleşemedik, üzerimizden boşvermişlik umutsuzluk adam sendecilik gömleğini çıkaramadık. Nerede büyük Assubay ailesi, kimlerin kişisel hesaplarına kurban edildi? Bunu bile sorgulayamıyoruz. Bu çaresizliği kader olarak mı kabul edeceğiz, sessiziz nerede yürekli özverili şube başkanları ?.. 
Haksızlıklara sessiz kalmak haksızlık kadar suçtur! Bu vebale ortak olmayın . Mücadeleyi amaç olarak gören meslektaşlarıma saygılarımla.
 
 
Sadece kayitli kullanicilar bir Makaleyi yorumlayabilir. Lütfen ücretsiz üye olun veya giriş yapın.
< Önceki   Sonraki >