cnnturk.jpg
haberturk.jpg
astsubaylar-yuruyor.jpg
videotalu.jpg

Kimler Sitede?

Vicdan mı dediniz? PDF Yazdır E-posta
Son Güncelleme ( Çarşamba, 03 Kasım 2010 )
 

lizard.jpg Astsubay sitelerinde yazan arkadaşlar zaman zaman vicdandan söz ederler. Toplumumuza yapılan haksızlıklar, tek taraflı çıkar gütmeler, empati yapılmaması gibi konuları vicdansızlık olarak nitelendirip,  vicdanlara seslenme yolunu seçerler.

Bu yaklaşım iki açıdan yanlış. Birincisi vicdanlara sığınmak acizliktir!... Teslimiyettir!... Çaresizliğin açık ifadesidir!... Pes etmektir!... Karşıdakinin merhametine sığınmaktır!... Böyle bir yaklaşım benimsendiğinde ortada mücadele ve mücadele edecek bir şey kalmaz. Zaten siz teslim bayrağını çoktan çekmiş, karşınızdakinin kılıcına boynunuzu uzatmış, sadece onun vicdana gelmesini beklemektesiniz.  Bu asla kabul edilebilecek bir tutum, bir davranış değildir. Böyle bir mücadele yöntemi yoktur. Olmamıştır da!

Biz, bizim olanı, hakkımız olanı istiyoruz. Hukuk, mantık, çağdaş gelişimler ve 21. yüzyılın penceresinden  dünyaya bakıyoruz. Fazlasını değil, sadece kendi hakkımızı istiyoruz. Dahası; her gittiğimiz makamda, 'O makamların da haklı olduğumuzu kabul ettiği' haklarımızı istiyoruz. 
 
Çocukluğum Akdeniz Bölgesinde, bir dağ köyünde geçti. Yöre insanları iyi bilir, kertenkeleler (yöresel deyimle kertiş) timsaha benzeyen, kafası üçgen, sırtı sert ve kurşuni, gövde altı kirli beyaz yaklaşık 10-15 cm boyunda, böcekle beslenen  zararsız hayvanlardır. Kendilerine özgü bir baş hareketleri vardır. Başlarını aşağı yukarı sallarlar. Kim, nasıl, neden yakıştırmış bilmem ama, çocukluğumda “kertenkelelerin (kertişlerin) namaza öykündüğünü, namazı taklit ettiklerini, o nedenle öldürülmeleri gerektiğini” anlatmışlardı. Elimizde sapan, masum, zararsız kertenkeleleri arar, öldürür, iyi bir iş yaptığımız inancı ile memnuniyet duyardık.

Abartısız, 'iyi bir şey yaptığımı düşünerek' öldürdüğüm yüzlerce kertenkelenin vebali vardır üzerimde.
 

Anayasa’nın her Türk vatandaşına verdiği hakları istiyoruz. Anayasaya aykırı haksız uygulamalar son bulsun istiyoruz.

TSK ailesi içinde kardeşler arası ayrım yapılmasın istiyoruz.

Hakkımız olanı istemek ve almak için bir başkasının vicdanına sığınma acizliğini bu topluma yakıştıramıyorum.

İki açıdan yanlış demiştim;

Bu gün, TSK içinde koşullandırılmış, olaylara çağdaş açıdan bakamayan zihniyet de, aynı şekilde yetiştirilmiş. Onlara, benim kertenkele öldürdüğüm yaşlarda “Saygı duyduğun insanı yönetemezsin, öyleyse hor göreceksin” denilmiş. Öyle öğretilmiş, “işlerin düzgün gitmesi için bu davranış biçiminin doğru olduğu” kazınmış beyinlere. Bu zihniyet oluşmuş. Yönettiği insana sempati duyduğunda işlerin bozulacağı işlenmiş. Bu yerleşik zihniyet, yaptıklarının doğru, gerekli ve hatta zorunlu olduğunu düşünüyor.

Siz “VİCDAN” dediğinizde size hayretle bakarlar. Çünkü, o zihniyetin aldığı eğitim sonucu şekillendirdiği düşünce tarzının sizi anlaması mümkün değildir. “Memleketin yüksek menfaatleri için böyle olması gerektiğine” inanır. O nedenledir ki, vicdanı asla rahatsız olmaz! O aldığı öğreti doğrultusunda doğru olduğuna inandığı şeyi yapmaktadır.

Bu sütunda asla kişileri ve zümreleri hedef almadım, suçlamadım. Hep bir zihniyet yanlışından söz ettim. Çünkü kişileri güdüleyen zihniyetleridir. Bu zihniyet yıkılmadıkça, çağdaş düşünce tarzına dönüşmedikçe, kim gelirse gelsin durumun değişmeyeceğine samimiyetle inandım. Gördüğünüz gibi bu sitenin yayında olduğu süreçte 3 Genelkurmay Başkanı değişti, ama hakim zihniyet değişmediği için sonuç da değişmedi.

İşimiz zor, yolumuz uzun…

Önce kendi kurumumuza,  sonra da toplum geneline kendimizi doğru anlatmak için sabır gerekiyor.

Haklarımızı anlatmak için de asla yaramıza merhem olmayacak olan vicdanlara sığınma aczine düşmeden, yasal zeminde, onurlu ve kararlı, uzun soluklu bir mücadeleye hazır olmak gerekiyor.

Tek çıkar yol bu, vicdanlara sığınma aczi ise sadece dilenciler için geçerli olabilir.




LUTFEN PAYLASIN
Digg!Google!Facebook!Del.icio.us!Live!Technorati!Yahoo!

02-11-2010 11:33 Hüseyin SAVCI
02-11-2010 11:33. ..
Okunma Sayısı 613    
Okuyucu yorumları (5)
Ortalama Üye Değerlendirmesi
   (0 Oylama)

Yazan DENİS
04-11-2010 18:23,
 
KALIP AYNI ! MALZEME DEĞİŞŞE N'OLUR !
Hepimizin yıllardır defalarca yazmaktan usanmadığı zihniyet öyle bir yerleşmiş ki , penseyle sökseniz asla çıkaramazsınız. Yönetim kadroları ( subay sınıfı )'nı yetiştiren zihniyet adeta bir kalıp ! Yıllardır aynı , kalıp aynı olduktan sonra içerisine hangi malzemeyi koyarsanız koyun kalıbın şekillendirdiği ürün çıkacaktır. Katiyen bu kural bozulmaz. 15 Yaşındaki çocuğu 8 yıl boyunca şekillendirirseniz o çocuktan fazla birşey beklemek saflık olur,ne verildiyse onu uygular ( bir nevi beyin yıkama yöntemi ).
 
 

Yazan Ersen Gürpınar
03-11-2010 22:15,
 
Mücadelemize sahip çıkmalıyız..
Yıllardır başkalarının himmet ve vicdanına sığındığımız için bu haksızlıkları yaşamadık mı? Cumhuriyetin kazanımlarını kendi kazanımı olarak görüp imtiyazları ile mutlu olanların önyargılarla bizlere uyguladıkları haksızlık hiçbir meslek grubuna yapılmamıştır. Yine hiçbir meslek grubu bizim kadar haksızlıklara boyun eğmemiştir.  
Haksızlıklarımızın kader olmasını istemiyorsak kendimizi çok iyi ifade ederek haksızlıklar karşısında mücadele kararlılığımızı göstermemiz gerekiyor, bunun için de görevleri bizi temsil etmek olan ve bu göreve gönüllü olanların gerekirse uykusuz kalmaları gerekmektedir. Mücadelemize sahip çıkacağız, unutmayalım ki el elin kaybolan eşeğini şarkı söyleyerek ararmış. Teşekkürler Sn.Savcı kaleminize yüreğinize sağlık.
 
 

Yazan Semih
03-11-2010 00:27,
 
Merhamet benim beklediğim bir olgu değil
Merhamet ve vicdan assubay abilerimiz ve kardeşlerimizin sığındığı, subayların ise vicdan ve merhamet göstermeden aldıkları tavrı devamlı eleştiririz. Ama doğru olan budur. Adam öldürmekle kodlandırılan meslek sahiplerinde olmaması gereken bir duygudur bu vicdan ve merhamet. Her zaman kendi deyimim olan lafla seslenmek istiyorum. "Assubaylar vicdan amelesidir." Gerçek olan da budur. Bu gerçeği değiştirmemiz gerekir. Sadist olmayacağız, bize anne ve babaların emaneti olan değerli vatan evlatlarına ölmeden öldürmeyi, Dedelerinden miras alınan Vatanımızı Çocuklarına miras bırakacaklarını, Subayların sahiplendiği assubayların ise sahiplenemediği Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü ve anlatmak istediği medeniyeti öğretmemiz gerektiğini bunları öğrettiğimiz takdirde ve insanca yaklaştığımızda inanalım ki vicdan ameleliği ve merhamete gerek kalmayacak. Bizi yönetenlerin verdiği usulsüz ve şahsi emirleri sorguladığımızda var olduğumuz anlaşılacak herşeye emredersin demeyeceğimiz şeylerin de olması gerektiğini bilmemiz ve araştırmamız gerekli. Sohbet ve iş zamanını karıştırmadığınızda bu günün işini bugün yaptığınızda unutmayın önünüzde hiç bir dağın duramayacağı gibi akan suların durduğunu da göreceksiniz. Esen kalınız. Sürçü lisan yaptıysam affola...
 
 

Yazan Bizdenbiri
02-11-2010 21:54,
 
VİCDAN KAF DAĞININ ARDINDA!!
Yazınızı 3 kez okudum;meslektaş grubumun sitemize uzanan "misafir"bakışlarının 60'lı olması sevindirici!(maksatlı,görevli misafir;elinde kağıt kalem,sabah raporlaması için bakanları saymaz isek!) 
Ancak;beyni-kalbi-davranışları belli bir kalıba sokulmuş; kendi iç sesini duyduğunda bile korkan;etrafına bakınan,"aman düşencelerimi okurlar mı?" kaygısı taşıyan düz kontak "vicdan yoksunları";sanırım artık bu akıl ve izan tutulmasına "çok geç olmadan" bir son verirler! Çünkü artık zamanın KASIM 2010 olduğunun ve 2011'e dayandığının,geçmişin geçmişte;umutların ve ümitlerin gelecekte olduğunu onlara "kendilerinden başka" kimse anlatamaz.. 
Hala sırça köşklerinizde; mağrur,küçümser,aşağılayan tutum-tavır ve davranışlarınız sanmayın ki sonsuza kadar sürecek! Bu tavrınız sadece bizleri değil,bu halkın büyük çoğunluğuna karşı; ve bizler kadar onları da ziyadesi ile rahatsız ediyor! 
Yalnızlaşıyorsunuz; eriyorsunuz,haksızlıklarınız ile en yakınlarınızı bile,sözüm ona silah arkadaşlarınızı bile, itiyor; uzaklaştırıyor hatta ekilen sevgisizlik fidanlarını her gün büyütüyorsunuz! 
Ama sanmayın bu sonsuza kadar gidecek;hep sürecek! Belki sizler;bu halkın büyük çoğunluğunu nitelediğiniz gibi ,bizleri de "cahil,cüheyla,yönetilmesi gereken kürek mahkumları" gibi görebilirsiniz! 
Ama unutmayın ki;Fransız Devrimi;o kürek mahkumları ülkesinde,benzer zihniyeti ezmek için;ziyaret ettiğinizde yana-döne anlattığınız,gidebilmek için ölüp-tutuştuğunuz o yerde,o ülkede yapıldı!! 
 
Selam ve saygılarımla..
 
 

Yazan ZekaiAĞRI
02-11-2010 21:12,
 
Hukuk
Hep söylenir ya hukukun üstünlüğü işte onun gerçekleşmesini diliyorum .Yoksa merhamet duygusu bile merhametli olanda aranır, sadece kendi zümresini hep haklı göstermeye çalışan insanlarda değil.
 
 
Sadece kayitli kullanicilar bir Makaleyi yorumlayabilir. Lütfen ücretsiz üye olun veya giriş yapın.
< Önceki   Sonraki >