cnnturk.jpg
haberturk.jpg
astsubaylar-yuruyor.jpg
videotalu.jpg

Kimler Sitede?

FB-GS Derbisi, Emekli Assubaylar ve Temizlik İşçisi TÜRKAN PDF Yazdır E-posta
Son Güncelleme ( Cuma, 29 Ekim 2010 )
 

gs-fb-miting-turkan.jpgGalatasaray on yıldır Fenerbahçe stadında maç kazanamamış. Bir umutla sahaya çıkıyor. Mağlup olup gidiyor. On yıldır bu hep böyle. Galatasaray artık SARAÇOĞLU stadında  yenilgiyi kanıksamış. Son FB-GS derbisine Galatasaray iki günlük antrenörü ile çıkıyor. Yine umutsuz! Maç sonucu üzerine değil, GS’ın yiyeceği goller üzerine yapılıyor tahminler.

Bir mucize oluyor on yıl sonra; GS en zor döneminde FB ile berabere kalıp, bir puan alıyor…  Bu puan GS’ı ne şampiyon yapıyor, ne de lider yapıyor ama, zor bir döneminde, yenilgiyi  kabullenmişken umut veriyor, mutlu ediyor.

Amacım bu sayfalarda bir FB-GS polemiği başlatmak değil, biz emekli Assubayların durumuna çok benziyor, o nedenle yazdım.

Yıllardır sahaya hep mağlup çıkmış, mağlup ayrılmışız. Yine umutsuz, yine başarısız ve güven vermeyen bir yönetimle  çıktığımız sahada, umduğumuzun üzerinde bir başarı sağlamış, 09 Ekim 2010’da bir puan kazanmışız.

Sorunlarımız mı çözüldü?

Haklarımız mı verildi?

Hayır, sadece beklentilerimizden biraz daha fazla katılım vardı ve köşe yazarlarının ilgisini biraz daha fazla  çekebildik, o kadar.

Katılım konusunda da Ankara’ya birazcık haksızlık edildi. Emniyetin açıklamasına göre 8.300 kişi katıldı ve dışarıdan gelen otobüs sayısı 30 civarındaydı. Dışarıdan gelen meslektaş sayısı 2500 civarındaydı, ak saçları ile, yorgun ayakları ile, saatlerce yol gelip, saatlerce ayakta duran dostlara elbette minnettarız. Ama geri kalan 6000 kişi Ankara’dan katıldı. Eğer onsekiz bin emekli Assubay yaşıyorsa Ankara’da,  her üç emekliden birisi katılmış demektir. Bu da kötü bir sonuç olarak düşünülmemeli. Eğer Sayın TEMAD Başkanı (benim başkanım değil, ben atıldım) Ankara’da bir şube açılmasına izin verseydi, Ankara kendi flaması altında yürüyüş yapabilseydi Ankara’nın katılımı daha açık görülecekti.

 
Bir de Ankara’daki emekli Assubaylar mevcut TEMAD Yönetiminin tutumunu, yaklaşımını, ziyarete ya da aidat ödemeye gelenlere nasıl davranıldığını gördükleri için kırgınlar. TEMAD yönetiminin toplumu kucaklama konusundaki yetersizliğinden, koltuk odaklı tutumlarından hoşnut değiller. Bu durumun da katılıma ciddi olumsuz etkisi olduğu açık.
 

Sayın TEMAD Başkanı, Umur TALU’ya bile teşekkürü esirgedi konuşmasında, başka ne denir ki? Toplumu kucaklamak bu mudur?

Sonuç olarak futbol diliyle konuşursak ne lider olduk, ne de şampiyon!

Hala amatör küme takımıyız.

Peki Türkan kim?

Anlatayım; Paşabahçe Hastanesinde taşeron temizlik firmasının temizlik işçisi. Taşeron Firma işten çıkarmış, Türkan, Hastane bahçesinde tam 100 (yüz) gündür çadırda eylem yapıyor. Bir başına, yalnız başına. Yağmurda, rüzgarda  hastane bahçesindeki çadırının içinde eylemini sürdürüyor. Bakmış yüz gündür sesini duyan yok, bu günden itibaren açlık grevine başlıyor.

Yüz gündür eylemine devam eden Türkan, açlık grevinin de sonuna kadar gidecek gibi. Açlık grevinin sonu belli, sakat kalmak ya da ölüm.

Onu da göze almış olmalı…

Sonuna kadar…Türkan çelimsiz yapısı ama kocaman yüreği ile direniyor, inandığı yolda yürüyor.

Yönetim fanatikliği ya da fanatik yönetim karşıtlığı ile toplumsal sorunlarımızı çözemeyeceğimiz açık. Önce bizler, önyargılardan, komplekslerimizden arınarak hep birlikte çabalarımızı sürdürmek zorundayız.

Ancak o zaman  yorgun ayakların yürüyüşü bir anlam kazanır. Aksi takdirde tatlı bir anı olarak kalır 09 Ekim 2010.

Hepimiz bir "TÜRKAN" olabiliyor muyuz? İşte o zaman başarı yakındır.


Detect language » Turkish

Detect language » Turkish




LUTFEN PAYLASIN
Digg!Google!Facebook!Del.icio.us!Live!Technorati!Yahoo!

29-10-2010 12:40 Hüseyin SAVCI
29-10-2010 12:40. ..
Okunma Sayısı 1256    
Okuyucu yorumları (13)
Ortalama Üye Değerlendirmesi
   (3 Oylamalar)

Yazan KUMRU
07-11-2010 20:00,
 
MÜCADELENİN TOPLUMA ANLATILMASI GEREK
DEĞERLİ MESLEKTAŞLARIM TOPLUM BİZİ EMEKLİLİĞİNDE KRALLAR GİBİ YAŞAYAN BİR TOPLUM OLARAK BİLİYOR YAŞAM STANDARTLARIMIZIN SUBAYLAR GİBİ OLDUĞUNU ZANNEDİYOR. BİZ MESLEKTE LOJMANDA DEĞİL KİRALARDA OTURDUK,BİZ MAKAM ARABALARI İLE GEZMEDİK EMRİMİZDE HİZMET ERLERİMİZ YOKTU TOPLUMUN İÇERİSİSNDE YAŞADIK ELİT BİR YAŞANTIMIZ YOKTU MESLEKTE İKEN,EMEKLİLİĞİMİZDEMİ OLACAK İLLERDE İL J KOM.LARI PERSONEL ASTSUBAYLARINA EMEKLİ SB.LARIN LİSTESİNİ ÇIKARTTIRIR ZİYARET EDER ÖZEL GÜNLERE DAVET EDER BİR ASTSUBAY EMEKLİSİ NİZAMİYEDEN İÇERİ GİREMEZ KENDİ MESLEKTAŞLARIMIZ BİLE SELAM VERİP SAHİP ÇIKMAZ BİZ ÖNCE TOPLUMDAKİ DEĞERİMİZİ ÖLÇMELİYİZ ONA GÖRE ÇALIŞMALAR YAPMALIYIZ
 
 

Yazan MÜCADELE
06-11-2010 10:51,
 
...
Türkan ALBAYRAK mücadeleyi kazandı. En son 05 Kasım 2010 günü İstanbul İl Sağlık Müdürü, Başbakanı, İstanbul havalimanında, Türkan'ın işe yerleştirildiği konusunda bilgilendirdi. Türkan ALBAYRAK'ın direnişinde öğrenilmesi gereken bir çok ders var. 
1. Türkan ALBAYRAK eylemine yasal veya yasadışı ayrımı yapmadan, meşruluk temelinde yaklaştı. 
2. Eylem çadırını defalarca yıkmaya gelen zabıta ve polislere direndi. Yasallığını haklılığında gördü. 
3. Haklı olduğuna inandığı için mücadelesine devam etti. Boyun eğmedi. 
4. Haklılık temelinde devam eden eylem toplumun vicdanını sızlattığından daha fazla duyarsız kalınamadı toplumsal destek gelişti. 
5. En son ana muhalefet partisi lideri direniş çadırını ziyaret etti. 
6. İktidar bu durumda garip gureba edebiyatı yapamayacağından çaresiz Türkan ALBAYRAK'ı işe aldı. 
Bu eylemin bize öğrettikleri nelerdir. Astsubayların hak alma mücadelesinde yapılan yorumlarda iki eğilim öne çıkmaktadır.  
1. Gücü ve yetkiyi elinde bulunduranları kendimize acındırmak. Onların iki dudağı arasından çıkanları kabul etmek. Etmesekde ediyormuş gibi davranmak. Yani klasik muvazzafken gösterdiğimiz ve bize öğretilmiş olan tavır. 
2. Haklılığımıza ve meşruluğumuza inanarak sonuna kadar devam ettirilecek eylem.  
Bizim toplumsal pratikten gördüğümüz iki yöntem budur. Birinci yöntemde hakları kazanmak tamamen tesadüflere, bizim dışımızda yani Gen.Kur ve iktidarda astsubaylara duyulacak ihtiyaçlara göre verilecek haklar vardır. Bu anlayış baştan sakattır. İkinci yöntem ise bize yani özgücümüze inanarak yapılan sonuç alıcı bir tarzdır. Bizler tercihimizi toplumdan yanamı yoksa sırça saraylarda yaşayanlardan yanamı kullanacağız buna karar vermek zorundayız. Kimin desteğine ihtiyacımız var. İttifaklarımız kimlerdir. Bu soruların cevabını bulmak zorundayız. İki arada bir derede mücadele olmaz. Yani astsubay gibi davranmak, subayla er arasında kalmak ancak Silahlı Kuvvetlerde olur. Sosyolojik olarak toplumda böyle katmanlar yok. Bizler Astsubay değiliz emekli astsubayız. Emekli olduğunun hatırlatıldığı birçok durumu hafızamızdan çıkarmayalım. Saygılarımla
 
 

Yazan Ersen Gürpınar
05-11-2010 11:19,
 
Bizler de hazırız !
TÜRKAN, yüreği ile kararlılığı ile başardı. Miting öncesi TEMAD yönetimine "mitingi elbet önemsiyoruz, ancak 24 saat geçmeden unutulur (nitekim unutuldu) miting için binlerce arkadaşımızın Ankara'ya gelmesi onlar için onur olsa da maddi ve manevi zorlukları var, oysa şehirlerde 50 gönüllü ile başlayan arkadaşlarımızın ziyaretleri ile desteklenen uzun soluklu oturma eylemleri ses getirir" demiştik. Uzmanların ve tek başına yüreğini koyup haklarını alanların başarısı bize örnek olmalıdır. Bu heyecanı tüm meslektaşlarımın hissettiğine eminim; Assubayların yoğun yaşadığı illerde eş zamanlı miting için her türlü desteğe hazırız. TEMAD YÖNETİMİ MUHATAPLARI İLE BİR KEZ DAHA GÖRÜŞEREK BU KARARLILIĞIMIZI BELİRTMELİ VE KESİN TEMİNAT ALMAZSA EYLEMLERİ UYGULAMALIDIR.
 
 

Yazan tedbir33
05-11-2010 09:23,
 
HAK VERİLMEZ ALINIR..
http:// timurugan.wordpress.com/2010/ 11/04/turkan-albayrak-direnis- cadirindan-guzel-haber-saglik- mudurlugunden-is-teklifi/
 
 

Yazan tefar
04-11-2010 12:39,
 
Mesele Türkan olmak mı?
İnsan olabilmektir mesele.Eğer yaradan bizi insan olarak sundu ise, mesele Türkan olmak değildir.Toplumları sürü gören zihniyet,insanlıktan ders almalıdır bence. 
Yıldırımlar yaratanlar,insanlaştığında,yön etenler adaletli olduğunda, sorun çözebilmek ilerilere kalmaz,saygılarımla. 
Adaleti tam olan ülkelerde Türkan'lar bir başka yetişiyor.
 
 

Yazan FERHAT
04-11-2010 10:02,
 
ÖRGÜTLÜ TOPLUM
:) DEMOKRATİK HAKLARIMIZI, ANCAK ÖRGÜTLÜ TOPLUM OLARAK ALABİLİRİZ.. 
BU YÜRÜYÜŞ BAŞLANGIÇ OLARAK OLUMLU,ANCAK YETERLİ DEĞİL.. 
TEMAD'A BİZ EMEKLİLER İNANMIYORUZ VE DESTEGİMİZİ VERMİYORUZ MAALESEF.. 
SİYASİLER VE GENKUR.BİZİM SORUNUMUZU ÇÖZMEYECEK,ÇÜNKÜ ANLATAMADIK.. 
SELAM VE SAYGILAR.
 
 

Yazan msezek
31-10-2010 21:57,
 
...
Davasına inanan yüzbinler oluşturabilmemiz için TEMAD dan internetten yoksun kahve köşelerinde kaderine razı olmuş, mücadele ruhunu kaybetmiş arkadaşlarımızı yeniden kazanmak için göreve davet ediyorum
 
 

Yazan davacı
31-10-2010 00:39,
 
...
Degerli arkadaşlarım oturmayla kalkmayla bir yere varamayız.Seçimler yaklaşıyor birlik ve beraber olduğumuzu beş on milletvekili çıkarabilecek gücümüzün olduğunu siyasi partilere yansıtabilirsek bizlerle ilgileneceklerine eminim, az çok siyasileri tanımaktayım bizleri temsil edecek insanları meclise sokmadıktan sonra bizim sorunlarımızı hiç kimse sürekli gündemde tutmaz ve de çözemez saygılarımla.
 
 

Yazan yorgun emekli
30-10-2010 15:55,
 
...
Saygıdeğer meslektaşlarım. Zaman, o bunu dedi, yok o bunu yaptı, yok bilmem ne oldu zamanı değil. Geçelim bunları lütfen. Zaman eylem zamanı, gerekirse tekrar miting yapalım, oturma eylemi yapalım, çadır kuralım, açlık grevine gidelim. Haydi harekata geçelim. 
Bizler mazeret üretmeye devam ettiğimiz müddetçe hiç ama hiç kimse ''gelin bu sizin hakkınız alın'' demez. Onun için tekrar ediyorum harekata geçelim.
 
 

Yazan İ.TURAN
30-10-2010 10:45,
 
HAKSIZ MIYIZ, KORKAK MIYIZ ?
Sayın SAVCI, 
 
Hak alabilmek için haklı olmak yetmiyor. Önce haklı olduğuna inanmak, hakkın nereden ve kimden nasıl alınabileceğini iyi bilmek ve cesur olmak gerekiyor. Bir hakkı vermeyen bir kimse, karşısındakini hak aramasını bilmeyen ve korkak birisi olarak görürse hele hele bir de vicdansız biriyse o kişiden hak almak kolay değildir. 
 
Askerliğe ilk adım attığımız günden itibaren beynimize ve benliğimize "ÜST DAİMA HAKLIDIR" öğretildi ve ezberletildi. Bunun sonucu olarak da biz haklı da olsa haksız da olsa üst daima haklıdırı kabul ettik ve hak haklı olanındırı da hiç aklımıza getirmedik. Ara sıra aklına getirenler üstler tarafından etkisiz hale getirildi. 
 
Askerlikte astlık ve üstlük rütbelere göre belirlendiğine göre, korgeneral orgeneralin astı, albay yarbayın üstü, teğmen üsteğmenin astı olmasına ve Astsubayın çavuş ve onbaşıların üstü olması gerekirken bizi (T) harfiyle bizi ast belletip hep haksız gösterdiler. Ast olan başka hiç bir meslek yoktur. 
 
Artık biz yavaş yavaş daima üstün haklı olacağını değil haklının daima haklı olacağını öğreniyoruz. Öğrenmemiz ne kadar çok hızlanırsa haklarımızı almamız da o kadar hızlanacaktır. Benim gelirim iyi, emekli maaşına muhtaç değilim diye düşünenlerle, başkaları uğraşsın hak ederse ben de yararlanırım düşüncesinde olanlar şunu iyi bilmelidir. Haklarımızı ne kadar geç alırsak onlar da o kadar zarara girecekler. Zarara girenler o zararın hesabını çocuklarıyla eşlerine nasıl vereceklerini de düşünsünler.
 
 

Yazan mehmetyazici7189
30-10-2010 03:00,
 
ONUR VE HAYSİYETİMİZ İÇİN YÜREKLİ OLMALI
Değerli büyüğüm Sayın Hüseyin SAVCI, 
Öncelikle toplumumuzun nabzını tutması gereken yasal temsilcimiz dururken siz iyi tutarak ve duygularımızın tercümanı olan yaklaşımla yazdığınız çok isabetli tespitlerle ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi bu merhamımız. Bu can alıcı örneklemeyle yazınız için size teşekkür eder, emeğiniz, kaleminiz ve yüreğinize sağlıklar dilerim.  
''ONUR VE HAYSİYETİMİZ İÇİN YÜREKLİ OLMALI, O YÜREK BİZ DE YOK MU?''  
Demek ağır olur belki ama var olan YÜREĞİMİZİ ortaya koymak için daha ne bekliyoruz. Bir ömür tam 25-30 yıl boyu tahakküme varan uygulamalar yeterince canımızı yakmadı mı? Hiç eşinizin, çocuğunuzun yanında rütbenizden dolayı sosyal yaşam alanlarında sosyal tesislerde bile askerlik, hatta eşleri omuzlarında sözüm ona hanımların saygısız veya en azından fitursuz yaklaşımlarına uğramadınızsa bile hiç mi şahit olmadınız. Bari çalışırken saygısızlık peki emekliliğinizde, hele ki en çok ilgi ve şefkate muhtaç anlarımızda hastanelerde bile ikinci sınıf vatandaş muamelesini hak edecek ne suçumuz var? Ençok çalışan ama hakkını alamayan, açık öğretim görüp başınıza sizi ve mesleğinizi aşağılayan uygulama asteğmeni başınıza amir yapması da mı canınızı hiç sıkmadı?...Saymaya kalksak tüm adice haksız uygulamaları ne zaman yeter, ne sayfalar. Peki değerli meslektaşlarım ne bekliyoruz.Meslek hayatımız boyunca hep itilmek, emir almak bizi biraz pısırk, öz güvensiz mi yaptı acaba?.. 
*Ne bekliyoruz daha kımıldanıp tüm yaşadığımız ve yaşayacağımız reva görülen saygısız uygulamalara ve haksızlıklara dur demek için emir gerekiyorsa yaşım yetmez ama biri lütfen emir versin '' Eylem yapılacak marş marş!... Çadır eylemi, gerekirse açlık grevi hem de Meclisin önünde. Olmadı Gen. Kur. Bş.lığının önünde. Hep gurur duyduğum sınıfım siyaset olmasın ama biraz haklı olsalar da biraz da haksız oldukları halde. Çünkü hükümet seçenekler sunmuş ya emekli ol tazminatını da alabilirsin, ya 4c'ye geç...v.b seçenekler sunmuş olmasına, bazı partilerin belediyeleri gibi sebepsiz ve tazminatsız kapı önüne koyuvermemiş olmasına rağmen. Tütün işçileri nasıl da sanki ekmekleri elinden değil boğazlarından alınmış, tamamen haksızlığa uğramışçasına aylarca gündem oluşturdular...Azimle eylem yapmışlardı hatırlasanıza. Biz onlar kadar mı haksızlığa uğradık? Onlar kadar potansiyelimiz yok mu ? Onlar kadar sayısal çoğunluğumuz yok mu? Bize göre denizde damla olacak kadar az bir toplum kamuoyu oluşturmuş, kamoyunun gündemine aylarca oturmuşken şerefli ordunun şerefli üyeleri Astsubaylar haksızlık dersen dünyada eşi benzeri olmayan haksız ve aşağılayıcı, rencide edici uygulamalar; kendi emrimizdeki sivil memurların iki yıllık ''Ev Ekonomisi'' bitirerek ulaştıkları 1/' ünün bize layık görülmemesinden tutun da asteğmenin bize amirlik yapmasına kadar...Bu da yetmedi mi eşlerimize bile rütbemiz takılarak hitap edip aşağılamalar... 
Elbette hem yüreğimiz, hem cesaretimiz var hem de aslanlar gibi. Ben inanıyorum ki bir lider çıkacak ''Çadır kuralım'' kurulacak, ''oturulacak'' diyecek oturup hem de boş boş değil dilimiz şişene dek her gelen geçene anlatarak haklı davamızı... Ama mutlaka bir an önce eyleme geçmemiz şart az kaldı seçime az bekleyin deyip onca emeğimizi heba etmeyelim gelin değerli büyüklerim sayısal çoğunluk ve inanmışlığımız zirvedeyken ''Demir tavında dövülür'2' sözünün doğrultusunda alalım elimize balyozlarımızı vuralım kızarmış demirimize vur Allah vur! Ekmeğimizi kendimiz çıkaralim başkasından medet umarsak aç kalırız!.. 
Madem ki '' Haklar altın tepsi içinde sunulmaz.'' mış, o zaman biz de önce ONUR-HAYSİYETimiz sonra diğer haklarımız için altın tepsiye bunları kendimiz koyup, altın tepsiyi de kendi kendimize servis etmek olacak *''BİZ'' e yakışanı. Yani ona self-servis diyorlar. Haklarımız bizim anamızın ak sütü kadar helalse söke söke almakta Allah'ımızın emri olsun bize. Haydi kolay gele, gazamız mübarek olur ve hayırlısı inşallah... 
Sağlıcakla kalın dava aşkıyla kalın, Saygı ve sevgilerimle selam olsun tüm Astsubay davası aşkıyla yanan yüreklere...
 
 

Yazan ÇETİN1982
30-10-2010 00:43,
 
SONUNA KADAR DEVAM
Bu hükümet bizlere diğer bir parti milletvekillerinin vermiş oldukları önerge ile hiç bir iyileştirme yapmaz, ben böyle düşünüyorum. Herkesin gönlünde bir aslan yatar, o aslan içimizde yatsın ama biz AKP hükümetinden sözü geçen bir milletvekili ile önerge verdirmeyi başarırsak haklarımızı alırız, yoksa çoğumuz açlık sınırındaki yaşamını idame ettirmeye devam edecektir. Genelkurmay'dan 09 EKİM 2010 tarihinden bu yana bir ses çıkmıyor, biz emekliyiz onlara göre Genelkurmay'ın personeli değiliz. Genelkurmay bu gidişle de gasp edilen özlük haklarımız hakkında duyarsızlığını sürdürecektir. Bana göre TEMAD Genel Merkezindeki meslektaşlarımız OTURMA EYLEMİ için planlamalar yapmalı, Türkan hanım kadar cesur ve duyarlı olalım. TEMAD üyeliğinden üyesi olduğum şubenin işlevini beğenmediğim için istifa ettim (İZMİR'de başka bir şubeye üyelik kaydımı yaptıracağım.)ama onur mücadelesinde sizlerin yanındayım. :?
 
 

Yazan Ersen Gürpınar
29-10-2010 22:03,
 
Türkan kadar yürekli olabilmek
Hiçbir meslek grubu bizim kadar çileler çekmemiştir. Yine hiçbir meslek grubu bizim kadar haksızlıkları sineye çekmemiştir. İstanbul'da olsaydım bu cesur ve azimli kardeşimiz Türkan'ın gözlerinden öpmeye giderdim.Assubayların mücadele dalgasının tusunamiye dönüşmesini diliyorum. Asb.mücadelesini kişisel ikballleri için sıçrama tahtası olarak gören bir avuç gafil sizi bezginliğe sürüklemesin biz haklıyız ve mutlaka başaracağız, yeter ki inanalım. Teşekkürler Sn.Savcı kardeşim bu kadar güzel anlatılabilirdi, yüreğinize kaleminize sağlık...
 
 
Sadece kayitli kullanicilar bir Makaleyi yorumlayabilir. Lütfen ücretsiz üye olun veya giriş yapın.
< Önceki   Sonraki >