cnnturk.jpg
haberturk.jpg
astsubaylar-yuruyor.jpg
videotalu.jpg

Kimler Sitede?

Severim Sizin Cici Demokrasiniziiiiii ! PDF Yazdır E-posta
Son Güncelleme ( Perşembe, 16 Eylül 2010 )
 
Tarih 04 Eylül 2010,

democracy.jpg Milliyet Gazetesi manşetten bir haber veriyor; Emekli Albay T.Ç. Generalleri “geniş imtiyazlara sahip oldukları için TBMM’ye şikayet ediyor. Şikayet konuları özetle şöyle; lojmandan hastaneye kadar generallere büyük imtiyazlar tanınıyor, nihayet devlet memuruyuz, özellikle tuvalet ve berber ayrımı bir emekli albay olarak ağrıma gidiyor” diyor; TBMM, emekli albay T.Ç.' nin dilekçesini işleme alıyor!

Emekli Albayın dilekçesinde, ayrıca “generallerin dünyanın hiçbir ordusunda görülmeyen ayrıcalıklara sahip olduğunu, generallere özel konut verildiğini, eşlerine sivil plakalı araç ve şoför, ordu evlerinde özel çay, sahilde general şezlongları, özel denize girme yerleri, özel otoparkları, hastanelerde ÖZEL odalar sağlandığını” belirtiyor.  

Her nedense en çok da albayımızın “özel tuvalet ve özel berber” ağrına gidiyor… Haberde birkaç kere vurgulanmış.

Albayımızın sıkıntısını elbette anlıyoruz. Tüm bu ayrıcalıklara kavuşmaya bir adım kala emekli edilmiş, general olamamış. Yani kutusundan 500 bin yerine beş yüz çıkmış, oysa o  beş yüz bini hak ettiğinden o kadar emin ki!

Aslında dedikleri doğru da, eksik!

Albayımız, yetiştirildiği biçimde Ordu’yu subay ve generalden ibaret görüyor. Hatta, Generalin de subay olduğunu belirtiyor. O da doğru…

Albayıma sormak isterdim, Ordu'da başka kimler var?

Ya da var mı?

Astsubaylar, uzmanlar, erler, sivil çalışanlar?

Onlar kakalak mı?

Ayrıcalıklarınız yine sizin olsun ama size verilen hakların üçte birini onlar için de istediğiniz oldu mu hiç?

En çok da şikayetlerin son bölümüne takıldım… Demek ki yeterince yiyeceği var, yemiş yiyeceği kadar da sıçacağı yer dert. İlle de generalle aynı deliğe sıçacak niyeyse!

Sıhhiye’deki subay Ordu evinin önünden geçerken ishal olup altına edecek bir Assubaya tuvalete girmeye izin veriyor musunuz?

Bunları hiç düşündünüz mü?

Albayımın derdini yıllardır biliriz de, asıl sorun, gözünü sevdiğimin demokrasisinde… Binlerce olmasa da yüzlerce Assubay TBMM Dilekçe Komisyonu'na anayasanın çiğnendiğini belirten dilekçe veriyor, ekmek parası diyor, tek kelime ile cevap veren yok!

Basında da yer almıyor!

Ama iş subaya gelince berberi ve sıçacağı delik TBMM Dilekçe Komisyonu’na da dert oluyor.

Meslektaşlarımız ANAYASA referandumu konusunda “EVET” ve “hayır” konusunda zaman zaman üzücü tartışmalar yaptı.

Kimimiz hukuk dedik, kimimiz demokrasi dedik…

Ve öyle görünüyor ki, aç olan için değil, tok olup da sıçacağı delik sorunu olanlar için demokrasi… Oysa demokrasi insan haklarıdır, eşitliktir, adil paylaşımdır. Demokrasiden bizim payımıza yine bir şey düşmüyor!

Severim sizin cici demokrasiniziiiiii !

Sizi gidi cici demokratlar!

Not: Bu nedenle 09 Ekim 2010 önemli, Genel merkezden beklemeden her şeyi, her birimiz bir genel merkez gibi çalışarak başarmalıyız. Cılız bir kalabalık ve hüsran yerine, sel gibi coşkun bir kalabalık olmalıyız geleceğe akan!



LUTFEN PAYLASIN
Digg!Google!Facebook!Del.icio.us!Live!Technorati!Yahoo!

15-09-2010 17:09 Hüseyin SAVCI
15-09-2010 17:09. ..
Okunma Sayısı 1220    
Okuyucu yorumları (11)
Ortalama Üye Değerlendirmesi
   (1 Oylama)

Yazan Semih Topkaya
21-09-2010 23:12,
 
...
CİCİ DEMOKRASİYİ OKUDUM DA, GERÇEK Mİ DEĞİL Mİ BİLMEM AMA DEĞERLİ BİR ARKADAŞIMDAN DUYDUĞUM VE GERÇEK DİYE ANLATILAN OLAYI PAYLAŞMAK İSTEDİM. KHO K.lığında öğrencilik hayatındaki subay namzeti harbiyeliyi dersler sıktı demek ki, oturmuş ve başlamış Komutanlık Önüne diyerek meramını anlatmaya...Benim koğuşum güneş görmüyor bu sebeple de en doğal hakkım olan D vitaminini alamamaktayım. Bu da benim 20 yıl sonra subaylığımın zirvesindeyken gereken komutanlık görevimi yapamayacağımdan endişeliyim diye dilekçeyi verir. Sıralı Komutanları başlamış incelemeye biz bu çocuğun odasının güneş almasını sağlarız diye hiç biri de düşünmemiş ya bu çocuğun yatarken güneşe ihtiyacı var mı diye, işte yönetenlerin düşündükleri ... :) 
--------------- 
YÖNETİCİ NOTU 
Mesaj panosuna gönderilen yazı ilgili makaleye taşınarak yorum olarak yayınlanmıştır.
 
 

Yazan k.kalkan
18-09-2010 22:09,
 
AKILLANMAYIZ BİZ.
Önce böyle güzel makaleleri yazanlara teşekkür ederim. Maalesef HAYIR'ın en koyu savunucularından biriydim. Ama şu an seçim olsa AKP'ye veririm oyumu. Meslek hayatımda Van ilinde askeri mahkemeye verilmiştim. Sonuç beraat, ama sorun o değil. Sorun H.T. isimli paşanın daha biz mahkeme hakiminin yanında (makamında) iken bizim kulağımıza kadar gelen telefondan taşan sesiydi. "O Beş Kişiyi de tutuklayacaksın" diyordu. Maalesef karar mahkemeden önce verilmişti. Allah'tan askeri geleceği olmayan bir asteğmen de mahkeme heyetindeydi ve dürüstlüğü ile anınan bir yüzbaşı da heyetteydi. Sonuç albay hakime karşı 2 oyla tutuksuz yargılandık. BU YÜZDEN RAHATCA ŞUNU SÖYLÜYORUM. BENİ KABULLENEMEYEN TOPLUMU BEN DE KABUL ETMİYORUM VE BUGÜN SEÇİM OLSA AKP'YE ATARIM OYUMU. HUKUKSUZLUĞA UĞRADIĞINI SÖYLEYENLERİN ZAMANINDA YAPTIKLARI HUKUKSUZLUKLARIN BİTMESİ İÇİN. 
DÜŞÜNCELERİN SUÇ OLDUĞU DEVİRDE NAÇİZANE FİKRİM BU. Esen kalın.
 
 

Yazan ibrahim üstünkaya
17-09-2010 00:22,
 
...
Değerli arkadaşlarım bizler nelere şahit olduk,70'li yıllarda KONYA'da Subay,Assubay orduevi ALAADDİN tepede yarısı Subayların ,diğer yarısı Assubayların kullanımındaydı,ancak orduevi ana girişi Assubay bölümünün önünden geçmekteydi,74 Kıbrıs harekatından sonra zamanın ordu komutanı eşleri (o yıllarda görev yapanlar hatırlar)"ben Assubay bölümünün bahçesi önünden geçerken Assubay,eş ve çocuklarının bacak bacak üzerine atarak oturmalarından rahatsızlık duyuyorum" diyerek,Subay,Assubay misafirhanesi olarak planlanan tesis hanımefendinin emirleri ile halen Assubay orduevi olarak kullanılmaktadır. Saygılarımla.
 
 

Yazan ahmetçam
16-09-2010 19:59,
 
İĞNE-ÇUVALDIZ.
Albayın sıkıntısı kendisine batan iğnenin verdiği acıdır.Bu Albay olacak kişi yıllardır mahiyetlerinde bulunan ASSUBAYLARA yapılan HAKSIZLIKLAR ve FARKLI MUAMELELERE karşı hiç DUYARLI davranmış,sorunların ÇÖZÜMÜ karşısında YARDIMCI olmayı DENEMİŞ veya en AZINDAN DÜŞÜNMÜŞ MÜDÜR Kİ iğnenin ACISINDAN bağırıp duruyor? 
Bu İĞNEnin acısından FEVERAN eden ACILI Albay, ASSUBAYLARIN yıllardır ÇUVALDIZ BATIRILMIŞ halde GÖREVLERİNİ EKSİKSİZ OLARAK YAPMAKTA,YAPTIKLARININ KARŞISINDA HAKLARINI ALAMADIKLARI HALDE "ÜLKE İÇİN GÖZLERİNİ KIRPMADAN EN FAZLA ŞEHİDİ" verdiklerini BİLSE belki ARINDAN,UTANCINDAN böyle bir MÜRACAATTAN vazgeçer İĞNESİNİN üzerine oturur,SESSİZCE bu acıya KATLANIRDI. 
Ama YETİŞTİRİLME tarzları İTİBARİYLE HEP ALMAYA ALIŞMIŞ OLDUKLARINDAN, VERİLENLERLE YETİNMEYEREK DAHA ÇOĞUNA,DAHA FAZLASINA ULAŞMAYI hedeflediklerinden HAKLARINDAN MAHRUM olan MAHİYETLERİNDEKİLERİN sorunları onları HİÇ İLGİLENDİRMEMİŞTİR. 
Bu Albayın bir YÖNÜNÜ TAKDİR ETTİM. O da YEDİKTEN SONRA ÇIKARDIKLARININ BİLE FARKLI YERLERDE DEĞİL ,BİR ARADA AYNI YERDE OLMASINI İSTEMESİ,YANİ AYNI DELİĞE YAPMAYI ARZU ETMESİDİR.Demek ki bunların YAPTIKLARI bile KENDİLERİNE GÖRE çok DEĞERLİ ki,başkalarıyla karışmasını istemiyorlar.Yaptıkları da kendilerinin olsun.Bizlerden UZAK olsunlar. 
Adaletin BİR GÜN KENDİLERİ İÇİN DE GEREKECEĞİNİ MESLEKTE İKEN ÖĞRENEBİLSELER, BELKİ İNSANLIĞA,İNSAN HAKLARINA BİRAZ YAKIN VE SAYGILI OLMAYI ÖĞRENEBİLİRLER. 8)
 
 

Yazan Erdal GÜNŞER
16-09-2010 19:44,
 
Albayımı tebrik ederim.
Sayın Emekli albayımı ayrımcılıklara karşı gösterdiği demokratik tavır nedeniyle tebrik ederim. 
Kendisine "Merdi Kıpti" muamelesi yapan başta yazarımız ve sonra diğer yorumcularımızın tüm yazdıklarına katılıyorum. Ama yine de Sayın Emekli Albayımızı tebrik ediyorum. 
Bu vesile ile bir şey hatırlatmak isterim. Bizler de alabildiğimiz veya alamadığımız haklarımızı söylerken empati yapmalıyız. Sayın Albayım muhtemelen empati özürlü olduğundan dilekçesinde kendisi ile generaller arasındaki farkını anlatmış. Oysa bizler kimseden ayrıcalık veya özel tuvalet istemiyoruz. Sadece yıllardır bize reva görülen "NEGATİF AYRIMCILIK"a karşı çıkıyoruz. Karşı çıkamayanlarımız da çok. Hatta kabullenenlerimiz daha çok. Bu nedenle Emekli Albayımı yürekten kutluyorum.
 
 

Yazan ORHUN
16-09-2010 17:22,
 
DEMOKRASİNİN ADI VAR....
ÇETİN 82; T.Ç. emekli albayla ilgili güzel konulara değinmiş. Aklıma muziplik geldi, emekli Assubayların sosyal ve ekonomik hakları bugüne kadar kırpıldı, kırpma bundan sonra da devam edecek. Devlet alacağına şahin vereceğine kargadır derler. Hakkımızdaki negatif perspektifin sebeb-i hikmeti mevkileri işgal edenlerin bize karanlık pencereden baktıklarının göstergesidir. Tedrisat değişmediği müddetçe perspektif de değişmeyecektir. 
T.Ç. emekli albaya gelince, biz aramızda para toplayıp mağdur olan bu zat-ı muhtereme özel çiş hane yaptıralım derim. Tüm meslektaşlarıma saygılarımla.
 
 

Yazan Ersen Gürpınar
16-09-2010 16:20,
 
Acıttı mı cicim?..
Yazıyı okuyunca aklıma geldi; ormanda fil, serçeden, arkadaşlarının nerede olduğunu öğrenmesi için bir ricada bulunmuş.  
Serçe "tabi ama karşılığında sırtına biner gezerim" demiş.  
Fil gülerek "seni hissetmem bile" diyerek kabul etmiş.  
Serçenin fil'in sırtına bindiği an ağacından düşen hindistan cevizi ile canı yanan fil ormanı inleten bir şekilde bağırınca ; serçe'nin yanıtı "ACITTI MI CİCİM?" olmuş. 
 
Sn.albay yıllardır imtiyazlı zümre olarak Cumhuriyet'in kazanımlarını kendi kazanımları olduğunu düşünerek sessiz kalıp emekli olup ağalık sona erip bazı avantajları kaybedince demek ağırına gitmiş, bizim durumumuzda olsanız silahlı isyanda bulunurdunuz değil mi? Bırakın generali şu an size sağlananları bizimle kıyaslayıp vicdanen hak ettiğinizi söyleyebiliyor musunuz?  
ADALETİ SADECE KENDİSİNE GEREKTİĞİNDE HATIRLAYANLAR ADİL OLAMAZLAR.
 
 

Yazan ÇETİN1982
16-09-2010 13:09,
 
UTANMAZLAR
Subaya gelince DEMOKRASİ, biz Assubaylara gelince ne demokrasi, ne hukuk olmuyor. Bizler onların gözünde hala yüzyıllar önce Afrika'dan Amerika'ya getirilen KÖLELER gibiyiz. 5802 sayılı kanun ile subay yardımcısı gibi görülüyoruz ancak uygulamalarda erbaşlar ile terazinin aynı kefesindeyiz. Onlar bu memleketin öz evlatları, her şeyin iyisine layıktırlar, suçları ve usulsüzlükleri çoğunlukla örtbas edilir. 
Emekli Albay T.Ç. utanmadan kalkmış bir de generalleri şikayet ediyor, ama 31 yıl devletin imkanlarını sonuna kadar kendisi için kullanmış, hakkı olmayanları da bunları kendisinin hakkı olduğunu düşünmüş ve kullanmış. 31 yıl sonra emekli olurken 65 yaşına kadar kadrosuzluk tazminatını alıyor bunu da hak olarak görüyor sesi çıkmıyor, general ile aynı tuvaleti kullanmadığı için veryansın ediyor. Hangi kadrosuzluk tazminatını hak edip de alıyorlar anlamış değilim. Silahlı Kuvvetlerde 1000 tane general kadrosu mu var, Kurmay subay kadrosuzluktan emekli edilir ve bu tazminatı alır anlarım ama sınıf subayı neden bu tazminatı alıyor çözemedim. Her yıl şurada 3 - 4 sınıf subayı general oluyor, diğerleri de emekli edilirken sus payı gibi tazminatları veriliyor. 
Bizlerin ise haklarımız devamlı gasp ediliyor, daha düne kadar üniversitelerde okuma hakkımız bile engelleniyordu. Şimdi ise 2 yıllık Astsb. MYO'da eğitim verilerek mezun ediliyoruz ancak yine okumamız bazı gerici zihniyetlerce engellenmek isteniyor. Haziran 2010 tarihindeki AÖF sınavlarında Güneydoğu'da bir ilimizde merkeze en az 5 saat uzaklıktaki üs bölgesindeki 30 kadar Astsubay karayolundan sınav için il merkezine gönderildi ve aynı karayolundan üs bölgelerine geri geldiler. Ben bunu Assubayın okuma hakkının engellenmesi olarak algılarım. Niçin helikopter ile bu kadar Astsubay sınav merkezine taşınmadı? Onlara göre biz kimiz ki, bir subay olsaydı tüm imkanlar seferber edilirdi. Emekli Albay T.Ç. bu ve benzeri örnekleri çok yaşatmıştır belki de, önce kendini sorgulasın. Biz Assubaylar bir anlatmaya başlasak hepimizin hayatı ayrı dramatik bir roman olur. Kendisi ve onun gibi olanlar şimdi sudan çıkmış balık misali, imkansızlıklarını hazmedemiyorlar. 
Gasp edilen haklarımız için 09 Ekim 2010 tarihinde ANKARA'da meydanlarda yerimizi almalıyız.
 
 

Yazan Adilhan
16-09-2010 12:34,
 
NE KA EKMEK O KA KÖFTE
Sayın Savcı;Cici demokrasi teriminiz beni 1970'li yıllara götürdü."Cici Demokrasi" ya da rahmetli Uğur Mumcu'nun yakıştırmasıyla "cici rejim" o günlerde hem "cuntacı aydın" prototipinin demokrasiye olan kuşkucu bakışını hem de Türkiye'deki haliyle demokratik kurum ve süreçlerin işlemesindeki aksaklıkların işareti olarak kullanılırdı. Aradan geçen yaklaşık otuz beş yıl sonra bakıyorum da pek değişen birşey yok siyasi yaşamımızda. Neyzen'in dediği gibi "Düzen aynı düzen ....!" Odunun Milletvekili olduğu,Köylüye çarıklı erkan-ı harp denildiği,İsmet İnönü asker kaçağıdır sözünün alkışlandığı günlerden gele gele geldiğimiz yere bakar mısınız? Bu nedenle kimilerinin B.kunu düşündüğü kimilerinin de ne kadar yerlerse(!) yesinler sonuçta B.ka dönüştüğünü algılayamadıkları bir süreçten geçiyoruz.Cici iktidar,cici TSK'cici Demokrasi.Diyalektiğe göre herşey değişiyor ama DÜZENLER değişmiyor.Kısacası böyle ülkeye böyle demokrasi.Yani "ne ka ekmek o ka köfte". Ankara'da görüşmek üzere.Saygılar.
 
 

Yazan martı
16-09-2010 12:33,
 
ORDUEVLERİ HALKA AÇILSIN
Değerli Savcı, 
 
Zümremizin duygularını çok net bir şekilde dile getiriyorsunuz. Sizi kutlarım. 
Orduevlerindeki artık ayırımcılığa son verilmesi gerekiyor. Çağ dışı kaldı...Polisevleri ve Öğretmenevlerinde sınıf ayırımı olmadığı gibi , halka da açıklar...Sınıf ayırımı olduğuna göre neden Subayevi denmiyor,Orduevi deniyor? Bizler Ordu mensubu değil miyiz? Polislik ve Öğretmenlik daha önemsiz mi? 
1-Geçenlerde Fenerbahçe Orduevi revirine bir Emekli Assubay rahatsızlanan oğlunu getiriyor.Çocuk susadığından içerdeki kantine girmek istiyorlar.Giriş için müsade edilmiyor. Oysa bizim çocuklarımız seneler önce orada büyüdüler. Olan bölümümüz,pizza salonu oldu...Verilmiş hak geri alındı. 
2-Heybeliada Şafak Ö.E.M.tesislerinde eskiden Assubay Bölümünden faydalanırken,uzun süreli tadilata alındı ve geçen yıl hizmete açıldı. Eşmle birer tost yiyip, çay içmek için dahi giremedik. Tamamı Subaylara tahsis edilmiş.Kanalizasyon akan uzaktaki pis plaja layık görüldük. Bu bir hak kaybı değil de nedir?  
Kimi kime şikayet edelim. Anamızı ağlatan kadı! Adaletsizlik,haksızlık diz boyu...Ülkede ekonomik sıkıntı varsa bu sıkıntı her kesim tarafından paylaşılmalıdır. 
Gerekirse Orduevleri de halka açılsın.Belki o zaman ayrıcalıklar kalkar...Sayın Albayımızın da sorunu böylece çözülmüş olur.Bizim Orduevlerinden daha önemli ve öncelikli sorunlarımız var.  
9 Ekim' de Ankara'da buluşmak üzere,sağlıcakla kalınız.
 
 

Yazan bergamalı
16-09-2010 09:50,
 
HADİ CANIM SENDE ...
Sayın Savcı 
 
Kendisinden başkasını gözü görmeyen, kendisine demokrat bir kişiliği yansıtan yazınıza teşekkür ederim.Elinize sağlık. 
 
Çağdaş demokrasisi kökleşmemiş ülkelerde nedense egemenlerin aklına herkesin hakkı olan adalet, hak,hukuk gibi insanı insan yapan kavramlar,değerler genellikle yetkisiz duruma gelince yani emekli olunca veya genellikle kendilerine gerekince gelir!.. 
İç Hizmet Kanun ve Yönetmeliğinden aldığı yetki ile yıllarca astlarına ( muhtemelen özellikle Assubaylara) karşı uyguladığı insan haklarına aykırı bir çok ceza ile donatılmış Askeri Ceza Kanunu sayesinde demokrasinin ve ast'a adaletin o an sözü mü olur? 
Ast'ın hak'kı, hukuku,adaleti o an ona ne ki? 
Ona göre kendi sınıfından başka unsurlar kendilerinin müreffeh ve ayrıcalıklı yaşam sürmesi için bir araçtılar !.. 
Generaller imtiyaz içinde yaşıyormuş... 
Bunları emekli olmadan ve adaletin bir gün herkese gerekebileceğini bilmiyor muydun albayım? 
Kendin de eleştirdiğin (haklı) general kadrosuna yükselip emekli olsaydın aynı imtiyazlardan yararlanırken sesin çıkacak mıydı?.. 
Assubaylara yapılan adaletsizliklerin yanında senin maruz kaldıkların solda sıfır kalır!.. 
Şimdi kalkmış adalet arıyormuş... 
Hadi canım sende.... 
Assubay onur mücadelesine yürek koyup emek veren tüm arkadaşlarıma selam olsun.
 
 
Sadece kayitli kullanicilar bir Makaleyi yorumlayabilir. Lütfen ücretsiz üye olun veya giriş yapın.
< Önceki   Sonraki >