cnnturk.jpg
haberturk.jpg
astsubaylar-yuruyor.jpg
videotalu.jpg

Kimler Sitede?

Haksızlığa Uğramak İşte Böyle Bir Şey Paşam! PDF Yazdır E-posta
Son Güncelleme ( Pazar, 08 Ağustos 2010 )
 

igsiz.jpg Haksızlığa uğramak işte böyle bir şey Paşam!
 
Daha 13-14 Yaşında bir çocukken, akı-karayı tam bilmeden giyersiniz üniformayı.
 
Askeri disiplin altında çocukluk düşleriniz yitip gider, gizli gizli ağlarsınız geceleri, anne-baba özlemiyle,  çocuk yüreğiniz henüz askerliğin katı kurallarına hazır değildir. Hayat da postalınız kadar ağır gelir bir süre, yaşam taşınması güç bir yüktür!
 
Yıllar geçtikçe askerlik yaşam biçiminiz olur.
 
Dershanelerde, etüd odalarında, eğitim alanlarında, atışlarda, tatlı sabah uykularına hasret bırakan nöbetlerde, çocukluğunuz ve ilk gençlik yıllarınızla bedelini ödediğiniz bir “yıldız” kondurulur omzunuza.
 
Cumhuriyetin, devletin, namus saydığınız vatan toprağının emaneti yüklenmiştir omuzlarınıza. Gün olur MERİÇ Kenarında Yunan askerinin, Sovyet-Ermeni sınırında Rus’un, Ermeni’nin karşısında dimdik durursunuz. Kahpe terör, Yunan-Rus-Ermeni kadar mert değildir. Gizlenir, mayın olur, kalleş kanas mermisi olur, gece baskını yapar çakal sürüsü olarak. Dağ dağ, tepe tepe, çalı çalı dolaşırsınız,  kimi gün kalleş pusuda en yakın arkadaşınızı teröre kurban verirsiniz. İçiniz yanarken “VATAN SAĞOLSUN” dersiniz, dimdik!
 
Akademilere gidersiniz, binlerce subay arasından zorlu sınavlar sonucu sıyrılarak! Akademide geceniz gündüzünüz yoktur, çünkü bilirsiniz ki iyi olmak yetmeyecektir, en iyi olmak gerekir. Bir yurtdışı görev olursa belki biraz ekonomi düzelir. Yoksa üç taşınmada bir, evin eşyasını yenilemekten, her yeni eve perde-halı yetiştirmekten iki kuruşu bir araya getirme şansınız yoktur. Hep OYAK borcu, hep kredi kartı borcu vardır.
 
Bilerek – bilmeyerek haksızlıklar yaşarsınız, gözünüz, kulağınız yüreğiniz bir “çapraz kılıç” sevdasındadır, tahammül edersiniz!
 
Uzatmayayım, çapraz kılıçtan sonrası daha da zordur. Yükseklere çıktıkça yalnızlıklar artar.
 
Siz yükseklere doğru çıkarken hayatınızın her safhasında Astsubaylar yanınızda, emrinizdedir. Tüm kilit noktalardadır onlar, bölük Astsubayıdır, güvenliğinizden sorumludur, odanızın temizliğinden tutun da general olduktan sonra evinizin ihtiyaçlarına kadar sorumlu olan emir Astsubaylarınız vardır. Sizin de anlattığınız gibi, kimi zaman sizi korumak için kendisini kurşunun önüne atacak, kurşundan sizi korumak için üzerinize kapanacak kadar size yakındır. Ama sizin gözünüz hep yukarılarda olduğu için onları, küçük dünyalarını, haklı beklentilerini görmezsiniz. Oysa onların tek çıkış noktası, umudu sizsinizdir. Hatta kahrolası bir “statü” saplantısı ile alacakları haklara da engel olursunuz, bilerek veya bilmeyerek!
 
Bir ömür, yarım asırdan fazla taşıdığınız, size göre hak ettiğiniz yere gelmenize bir adım kala, bu yıl YAŞ toplantısında olduğu gibi, bir ters rüzgar alır götürür bir ömür verilen emeği. “Bu mudur?” diye sorarsınız kendi kendinize!
Biz  Assubaylar, birimiz değil, hepimiz yaşadık bu haksızlığı! Sizlerden yalnızca bir kaçının yaşadığı bu hayal kırıklığını biz, eksiksiz hepimiz yaşadık.
 
Astsubay olmak suç muydu,bir üniformamızda kefen olmasına rağmen ev ekonomistlerinden,mahalle bekçilerinden daha alt kademeden göreve başlattınız 1' nci derecenin dördüncü derecesini emrimizdeki sivil memura verdiniz de bize çok gördünüz! Sembolik bir anlamı vardı, kanunlar ne derse desin, evrensel hukuka uymuyordu Paşam, akla-vicdana da, silah arkadaşlığına da!
 
Siz, sanırım Lise veya iki yıllık Harp Okulu mezunuydunuz, dört yıllık Harp Okuluna göre intibakınız yapıldı, bize çok gördünüz. Bakın fazlasını değil, size verileni istiyorduk!
 
Daha da kötüsünü yaptınız Paşam, "Astsubay devrimi" diye manşetler atıldı, umut verdiniz, sözünüzü tutarsınız diye umduk!
 
Sizden sonra geleceklerden beklentimiz yok artık, siz de böyle yaptıktan sonra!
Birazcık olsun bizi anladınız mı, hiçbir işimize yaramasa da artık? Haksızlığa uğramak işte böyle bir şey Paşam!



LUTFEN PAYLASIN
Digg!Google!Facebook!Del.icio.us!Live!Technorati!Yahoo!

08-08-2010 00:24 Hüseyin SAVCI
08-08-2010 00:24. ..
Okunma Sayısı 1945    
Okuyucu yorumları (13)
Ortalama Üye Değerlendirmesi
   (0 Oylama)

Yazan ÜSKÜDARLI
13-08-2010 06:29,
 
HAKSIZLIK NEREDE?
Bir tane generalin yediği haltlar nedeniyle kaçınılmaz hukuki sonucu ile kaybettiği terfiyi biz Assubayların uğramış olduğu yüz yıllık haksızlık ile nasıl karşılaştırabiliriz? Onun kişisel kaybı ile bizim toplumsal kaybımız ölçülebilir mi ki bizi anlasın? Bu yazıyı yüzüne karşı bile haykırsan, vah vah diye iç çekip vicdan mı yapacağını sanıyorsunuz? Emekli olduğunda şimdi burda yazmayacağım ama hepimizin bildiğini düşündüğüm bir çok konu nedeniyle yargılanma endişesi taşıyan Sayın BAŞBUĞ için bile yüzlerce gündür verdiği sözü tutacak mı diye sayaç oluşturacak kadar safmıyız neyiz? Alın buyrun verdiği sözü tuttu ve Assubaylara üst karargah Assubaylığı eğitimi kakaladı gider ayak, o da bize lazım olduğundan değil kendilerinin işine öyle geldiğinden. Vatana millete hayırlı olsun. Herkese sevgi ve saygılarımla.
 
 

Yazan k.kalkan
12-08-2010 22:33,
 
duvarla konuşmak
Maalesef devri bitti. Kendi hedefleri bittiği için artık bizi duymazlar.
 
 

Yazan İ.TURAN
12-08-2010 05:50,
 
BAŞIN DA BAŞI VARDIR PAŞAM
Ninem "Başın da başı vardır,ama baş ol da istersen soğan başı ol" derdi. Bilinçli olmasa bile ninemin bu sözünü yerine getirerek Baş Çavuş oldum, ama benim başımdan başka çok başlar olduğunu hiç aklımdan çıkarmadım. Hatta hep baş olmanın tüm sorumluluklarını taşımaktan hiç tadını çıkaramadım.  
 
Bir ömür boyu baş olmanın tadını çıkaranlar, YAŞ toplantısında bir kerecik hayal kırıklığı yaşayanlar kendilerinin de üstünde başka başlar olduğunu anlayabilselerdi bu duruma düşmezlerdi. Anlamayanlara ders olsun.
 
 

Yazan ORHUN
12-08-2010 02:49,
 
ALLAH AKIL FİKİR VERSİN !
Sevgili Meslektaşlarım, 
Saygıdeğer Büyüklerim..... 
 
Sayın SAVCI bizden biri, sıkıntılarımızı, kangren olmuş mağduriyetlerimizi her zamanki gibi enfes ifadeleriyle dile getirmiş. 
Yüz bin emeklinin sorunlar karşısında uyuduğu ve duyarsız kaldığı bir zamanda, bir avuç duyarlı yorumcu arkadaşımız yorumlar yapmış. 
Yapılan yorumlar gerçek olduğu kadar da Ordumuz ve bizler adına hazin ve acı bir durumu yansıtmaktadır. 
2250 yıllık mazisi olan bir ordunun hataları terketme, hatalardan ders çıkarma zamanı da ne yazık ki geçmiştir. 
Yapılan yorumlar içinde sarfedilen şu cümleler çok hazindir. 
''Sevgili meslektaşlarım ben üzülmeyerek bu benim olmayan paşanıza paşam diyemeyeceğim.'' 
 
'' Vicdan-ı Hakikat 
Artık Moda oldu döneklik  
Lafta kaldı mertlik ve erkeklik  
Ayağa düştü en şerefli askerlik  
 
Sözde kaldı hak hukuk adalet  
Elbet dile gelir bir gün Vicdan-ı Hakikat... '' 
 
Sarfedilen bu alıntı cümle ve beş mısra çok şeyler anlatmakta..... 
Sarfedilen bu alıntı cümle ve beş mısra: 
-Emekli de olsa Ordumuza aidiyet duygusuyla bağlı olan insanlarımızın sorunlarına ilgisiz kalındığını, 
-Kendileriyle dalga geçildiğini ve onurlarının kırıldığını, 
-Bu kutsal orduya güvenlerinin kalmadığını, 
-Adam yerine alınmadıklarını, 
-Kendileri ile alay edildiğini hatırlatmakta, 
-Görev yapanlara ve yeni görev alacaklara kötü örnek olduklarını bizlere hatırlatmakta.... 
-Bu yorumlar; tahlil edilmeye muhtaç, tarihe geçecek yorumlar.... 
En çok ajanın cirit attığı ülkemizde, 
Saddam Ordusunun Amerika karşısında buharlaştığı dünyamızda.. 
Statüko hastalığı terk edilerek, SEZAR'ın hakkı SEZAR'a verilerek bu acılar son bulmalı. 
Aksi halde olan güzel ülkemize ve Ordumuza olacaktır. 
Allah akıl fikir versin.  
Başka ne diyebiliriz ki.... 
Kalın sağlıcakla. 
 
 

Yazan kalamaki
12-08-2010 01:38,
 
BANA SAHİP ÇIKMAYAN KOMUTAN
Değerli meslektaşlarım bu adamlara paşam demekle paşalara karşı çok celtilmensiniz.Kibarlığınızı ve nezaketinizi muhafaza ediyorsunuz.Bu da sizlerin asaletinden geliyor. 
Bu adamlar görevde bana sahip çıktı mı? HAYIR. 
Hak ve hukukumu korudu mu? HAYIR.  
Görevdeyken beni bir kardeş ya da en basitinden bir İNSAN gibi gördü mü? HAYIR. 
Peki ne yaptı bu paşalar; beni aşağıladı,hor gördü,yeri geldi bu adamlar tarafından itildim,kakıldım,atıldım hatta yeri geldi satıldım.Ben değil bütün meslektaşlarım bu paşaların gözünde sıfır bile değildik.Çünkü sıfırın bile matematikte bir değeri vardır.Bu adam güya haksızlığa uğramış olan bir kişi.Ah ah çok yazık haksızlığa uğramış bu paşa.Oh oh ne üzüldük ne üzüldük.Yahu bu adam bir kişi haksızlığa uğramış ortalığı yıkıyorlar.Ya koca bir ASSUBAY ZÜMRESİ haksızlığa uğruyor da kimsenin gıkı çıkmıyor. O zaman bana ne paşadan maşadan.Boş verin hatta onları burada yazmak onları yüceltmek anlamına geliyor. Benim gözümde onların değeri bana verdikleri değer kadar bile yok .
 
 

Yazan davacı
11-08-2010 18:50,
 
...
Bu yaş toplantılarında haksızlık yapıldığını sanmıyorum, adalet yerini bulmuştur. Cumhurbaşkanı seçilmiş bir zatın elini sıkıpta arkadan gelenlerin elini sıkmamak için sıranın karşısına koşarak geçen zihniyetin kendilerinden başka bir sınıfın menfatlerini kollamayacağı aşikardı, önceki bir kaç yazımda da ifade etmiştim. Savrulan nutuklar ve boş laflarla iki yıl daha geçti, bizleri haklı çıkardı keşke beni ve benim gibi düşünenleri utandırsalardı.
 
 

Yazan yusuf
11-08-2010 14:09,
 
HAKSIZLIK MI?
Sayın SAVCI; 
Haksızlık kavramını ve bizlerin uğratıldığı haksızlıkları çok güzel anlatıyorsunuz, elinize ve yüreğinize sağlık. Yazınızı,saygıdeğer gönül dostumuzun,7-8 ağustos tarihli yazılarıyla birlikte okuyup değerlendirmek daha da etkileyici.Emsalleri arasından birkaçının seçilmesi bir zorunluluksa, seçilmeyenler için haksızlığa uğradı demek ne kadar doğru? Oysa,haksızlık edebiyatı yapılanların,bizlere yıllarca sarsılmaz bir azim ve çabayla sistematik ve silsile yoluyla,bazen'' statü gereği'' bazen de ''dengeleri bozmamak'' adına temel insan hak ve özgürlüklerine de aykırı olarak nasıl haksızlık yaptıklarını biliyoruz.
 
 

Yazan yalçınkaçar
11-08-2010 00:20,
 
kimin paşası
Sevgili meslektaşlarım ben üzülmeyerek bu benim olmayan paşanıza paşam diyemeyeceğim.Ayrıca haksızlığa uğradığını da düşünmüyorum. 
Bizlerin uğradığı haksızlıkların yanında lafı bile edilmez.Özellikle aşağılayıcı bir söz ile ''TIKTIM SENİ'' ve ''BENDEKİ YETKİ CUMHURBAŞKANI'NDA BİLE YOK '' Söylemlerini unutmayacağım. 
Bu kadar ah almanın ne gereği vardı? Sevdiğim bir kardeşimin sözü ile bitirmek istiyorum.''Allah'ın sopası yok ki vursun.''
 
 

Yazan BURSAHGEL
09-08-2010 13:10,
 
...
Bu yazıyı Umur ağbi yayınlar bence.Çok güzel olmuş teşekkürler.
 
 

Yazan Ersen Gürpınar
09-08-2010 12:26,
 
Damdan düşünler
Atalarımız "Bir nusubet bin nasihatten evladır" demişler. Haksızlıklara uğradiklarını düşünenler vicdan muhasebesi yapsınlar biz imtiyaz değil adalet,eşitlik ve insan onuruna saygı talep etmiştik. Kendilerine iğne batanlar bize batırdıkları çuvaldızı unutmamaları dileği ile ....
 
 

Yazan KOCABAŞ
09-08-2010 10:16,
 
Vicdan-ı Hakikat
Artık Moda oldu döneklik 
Lafta kaldı mertlik ve erkeklik 
Ayağa düştü en şerefli askerlik 
 
Sözde kaldı hak hukuk adalet 
Elbet dile getir bir gün Vicdan-ı Hakikat...
 
 

Yazan tokay80
08-08-2010 19:50,
 
...
Vallahi ne diyeyim.Ancak bu kadar güzel ifade edilir.Çok teşekkür ederim.Bu yazıyı lütfen Umur TALU Beyefendiye iletin ve köşesinde yayınlasın.Çok güzel.Çok güzel.Tekrar teşekkürler.
 
 

Yazan ÇETİN1982
08-08-2010 16:24,
 
EMPATİ YAPALIM
Sayın Hüseyin SAVCI abimiz haksızlığa uğramanın ne demek olduğunu gayet güzel anlatmış. Onların bu yaş döneminde yaşanılan krizde uğradıkları haksızlığa biz üniformayı giydiğimiz günden emekli olup çıkardığımız güne kadar uğradık. Daha da ötesi yeri geldi hak etmediğimiz bir şekilde aşağılandık, verilen cezalar yeri geldi savunma alınmadan &.. gün oda hapsi cezası ile tecziye ettim, &. Gün izinsizlik cezası ile tecziye ettim vb. VATAN denildi, BAYRAK denildi, TERÖR denildi günlerce / aylarca ayağımızdaki postalı çıkarmadan görev yaptık. Evimizde eşimiz, çocuklarımız ne halde diye düşünmeden. OHAL bölgesinde diğer memurlara göre en ağır şartlarda görev yaptık, onlara iki yılda bir ek kademe verilirken bizlere verilmedi, emrimizdeki memur 1 /4 dereceye yükseldi bize gelince çıkarılan kanun geri çekildi. Aynı çatı altında 25 yıl görev yapan bir Subay ile Assubayın arasında emekli olurken %200'den fazla maaş farkı meydana getirildi haksızlığa uğradık, vb. onlarca haksızlıklara uğradık, haklarımız gasp edildi... 
Şimdi soruyorum sizlere, bir kişinin haksızlığa uğraması mı haksızlık, binlerce emekli Assubayın haklarının gasp edilmesi, açlık sınırında yaşam mücadelesi vermesi, çocuğunu üniversitede okutamaması mı haksızlık? LÜTFEN EMPATİ YAPALIM VE YAPILAN HAKSIZLIĞI KALP GÖZÜMÜZLE GÖRELİM...
 
 
Sadece kayitli kullanicilar bir Makaleyi yorumlayabilir. Lütfen ücretsiz üye olun veya giriş yapın.
< Önceki   Sonraki >